Cahillik böyle bir şey: 20 Temmuz'dan işte bu kadar anlıyorlar
Böyle habercilik olmaz olsun.
Türkiye'de yayın yapan bir televizyon kanalının kullandığı manşetlere bakın:
“Kıbrıs’ta kıyamet kopacak.”
“Türk F-16’ları havalandı, 1974’ü unutmayın.”
“Türk ordusu sahaya indi.”
“Türk jetleri Kıbrıs semalarında.”
“Kaçacak hiçbir yerleri kalmadı.”
İnsan bu ifadeleri okuyunca ne zanneder? Kıbrıs’ta savaş başladığını, Türk ve Rum kuvvetlerinin karşı karşıya geldiğini, adanın yeniden ateş çemberine döndüğünü düşünür. Sanki uçaklar bir askerî harekât için havalanmış, sınır hattında çatışma çıkmış, insanlar sığınaklara koşuyormuş gibi bir atmosfer yaratılıyor.
Peki gerçekte ne olmuş?
Kıbrıslı Rumlar, 20 Temmuz dolayısıyla sınır hattında eylem düzenlemişler.
Bunda yeni olan nedir?
Kıbrıslı Rumlar, 1974’ten beri neredeyse her yıl 20 Temmuz’da protesto gösterileri düzenlerler. Onların tarih anlatısında 20 Temmuz bir travmayı, kaybı ve yerinden edilmeyi ifade eder. Bu yaklaşımı kabul edersiniz veya etmezsiniz; eleştirirsiniz, karşı çıkarsınız, başka bir tarih okuması ortaya koyarsınız. Fakat bunun yıllardır tekrarlanan bir protesto olduğunu bilirsiniz.
En azından habercilik yapıyorsanız bilmeniz gerekir.
Aynı şekilde 20 Temmuz, Kuzey Kıbrıs’ta resmî törenlerle kutlanır. Türkiye’den uçaklar gelir, devlet temsilcileri gelir. Türk Yıldızları veya Türk Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklar gösteri uçuşları yapar. Askerî araçlar tören geçişine katılır. Bunlar da 1974’ten beri devam eden 20 Temmuz törenlerinin bilinen unsurlarıdır.
Yani bir tarafta her yıl yapılan protesto, diğer tarafta her yıl yapılan tören.
TV ise bu iki olağan ve yıllardır bilinen gelişmeyi alıyor, aralarına hayali bir savaş senaryosu yerleştiriyor ve izleyiciye “Türk jetleri........
