Melankolikler ile sopacılar: Kuzey Kıbrıs’ta spor ambargosu ve siyasi gerçeklik üzerine
Geçen gün Rum siyasi elitlerince şiddet yoluyla ele geçirilen 1960 Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türklere uyguladığı ekonomik ablukanın 1964 yılından beri devam ettiğini yazmıştım.
Yorumculardan bazıları haklı olarak “Peki biz 62 senedir ne yapıyoruz?” yorumlarında bulundular. “Bırak dış dünyayı, biz Türkiye ile de maç yapamıyoruz” dediler. Bu da doğru!
Peki durum neden böyle? En azından Barcelona altyapısının burada kamp dahi yapması (maç oynamadan) nasıl engellenebiliyor? Bunun hukuki altyapısı nedir? Bu organizasyonu nasıl iptal ettirebiliyorlar?
Başbakan Ünal Üstel, “Barcelona’nın KKTC’den çekilmesini ‘başarı’ diye kutlamak, Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonun itirafıdır” diye bir açıklama yapmış.
Ünal Bey, Rum tarafındaki Futbol Federasyonu Başkanı Barcelona’ya mektup yazdı zaten iptal edilsin diye, bilmem haberiniz var mı?! Şifreli bir şey mi çözdünüz, neyin itirafından bahsediyorsunuz anlamadım.
Bizim taraftan Barcelona’ya mektup yazan oldu mu? Bizim omurgalı bir dışişleri bakanımız var. Onlarca devlet dairemiz ve binlerce memurumuz var.
Türk Hava Yolları Barcelona’nın sponsorluğunu yapmadı mı yıllarca? Arda Turan Barcelona’da top oynamadı mı?
Kıbrıs Sorunu’na seçimden seçime "İki devletli mi olsun, federasyon mu olsun?" üzerinden mi çaba harcayacağız bir tek?
Diplomatik çaba ve anlatım kısmını geçip esas soruya gelelim:
Rum tarafının Hukuk Hamlesi ve Barselona İptali
1983 yılına kadar (1974-1983 arası) “işgal altındaki topraklar” statüsünde olsak da futbol takımlarımız Türkiye, Libya, Suudi Arabistan ve Malezya ile resmi olmasa da dostluk maçları yapabiliyorlardı. Örneğin 1980 yılında, 1. İslam Ülkeleri Spor Oyunları adı altında, o dönem henüz KKTC kurulmadığı için takım, Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) A Millî Futbol Takımı adıyla turnuvada mücadele etti.
Ancak 1983 yılında KKTC’nin ilanı ile işler değişti. “Ayrılıkçı bir entite” olarak uluslararası hukuk tarafından kınanarak daha da ağır bir tecride sokulacağı biline biline ilan edilen KKTC’ye FIFA tümden yasak getirdi.
Örneğin, bizim en son Türkiye ile yaptığımız dostluk maçı 1988 yılında Ankara Gençlerbirliği - Türk Ocağı Limasol maçı oldu. İlhan Cavcav, FIFA’dan gelen uyarıyı umursamayıp takımını maça çıkardı. Bunun sonucunda FIFA Gençlerbirliği takımına dört yıl Avrupa Kupalarına katılmama cezası verirken Türkiye Futbol Federasyonuna ihtar cezası verdi.
O gün bugündür Kıbrıslı Türkler Türkiye takımları........
