Hiç komik değilsin Cem Yılmaz
Gülmedim.
Çünkü sahnede söylenen o cümle bir espri değildi.
38 yaşında bir kadını “ölmek üzere” ilan eden bu dil, yalnızca bireysel bir gaf değil; kadınları gençlikleriyle ölçen, yaş aldıkça değersizleştiren bir bakışın ürünüdür.
Kadınlar zaten her gün bedenleriyle, yaşlarıyla, seçimleriyle yargılanıyor. Sokakta, iş yerinde, evde, medyada… Şimdi bir de sahnede, alkış eşliğinde.
Burada mesele mizah değildir.
Çünkü Cem Yılmaz yalnızca bir komedyen değildir. Yıllardır büyük kitlelere seslenen, sözü dolaşıma sokan, neye gülüneceğini belirleyen bir figürdür. Böyle bir pozisyondan kurulan her cümle, masum değildir. Gücü olanın söylediği söz, bireysel olmaktan çıkar.
Kadınları yaşıyla, ilişkileriyle, “seçilme” ihtimaliyle tanımlamak; onları sürekli bir değerlendirme nesnesi hâline getirmek, ataerkil düzenin en eski araçlarından biridir. Bu dil, kadını özne olmaktan çıkarır, vitrine koyar, değer biçer. Gülünerek yapılması, onu daha az sorunlu değil, daha tehlikeli kılar.
Cem Yılmaz’ın esprileri artık zekâdan çok kolaycılığa, ironi yerine aşağılamaya, mizah yerine bayağılığa yaslanıyor.........
