menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BAZEN ÇOCUKLAR MADDEYE DEĞİL, ACILARINDAN UZAKLAŞMAYA YÖNELİR

4 0
wednesday

   Bir çocuğun iyi bir ailede büyümesi, sevilmesi, maddi imkânlara sahip olması ve önünde parlak bir gelecek bulunması, onu hayatın bütün karanlıklarından korumaya yetmeyebilir.

   Cindy Crawford ile Rande Gerber’in 27 yaşındaki oğulları Presley Gerber’in hikâyesi, bunu bir kez daha çok acı bir şekilde hatırlattı.

Çocukluğunda yüzme, su topu ve sörfle ilgilenen; ardından dünyanın en önemli markalarıyla çalışan genç bir model olan Presley, yıllarca depresyon, kaygı ve madde bağımlılığıyla mücadele etti. Tedaviler gördü, rehabilitasyon merkezlerine başvurdu, yaşadıklarını anlattığı videolar çekti. Başkalarının aynı hataları yapmaması için kendi hikâyesini açıkça paylaşmaya çalıştı.

Fakat 20 Eylül 2026’da, tedavi görmek amacıyla bulunduğu bir rehabilitasyon merkezinde hayatını kaybetti. Ölümü, olası aşırı doz şüphesiyle araştırılıyor; kesin nedenin yapılacak incelemelerin ardından açıklanması bekleniyor.

   Presley Gerber’in ölüm haberini okuduğumda bir anne olarak çok sarsıldım. “İyi bir aile, sevgi ve bütün maddi imkânlar bir çocuğu neden koruyamadı?” sorusu zihnimden uzun süre çıkmadı.

Ben bir psikolog ya da psikiyatrist değilim. Bu nedenle bu sorunun cevabını kendi tahminlerimle vermek yerine, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanındaki uzmanların değerlendirmelerini ve bağımlılıkla ilgili bilimsel bilgileri araştırmak istedim.

Karşıma çıkan en önemli gerçeklerden biri şuydu: Madde kullanımı her çocukta aynı nedenle başlamıyor. Merak, arkadaş çevresi, kabul görme ihtiyacı, ruhsal hastalıklar, travmatik yaşantılar, genetik yatkınlık ve maddeye kolay erişim gibi pek çok etken bulunuyor. Ancak uzmanlar, bazı gençlerin maddeyi kaygılarını bastırmak, ağır duygulardan uzaklaşmak veya kısa bir süreliğine de olsa içlerindeki acıyı hissetmemek için kullanabildiğine dikkat çekiyor.

“Her şeyi vardı” demek, hiçbir şeyi açıklamıyor

Böyle hikâyelerin ardından sık sık aynı cümle kurulur:

“Her şeyi vardı, neden böyle yaptı?”

Oysa insanın dışarıdan görünen imkânları, içeride yaşadığı acının ölçüsü değildir. Güzel bir ev, tanınmış bir aile, başarı, para ya da şöhret; depresyonu, değersizlik duygusunu, yalnızlığı ve ait olamamayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Uzmanların değerlendirmelerine göre madde, bazı gençler için başlangıçta merakın, arkadaş etkisinin ya da kısa süreli bir rahatlama arayışının sonucu olabilir. Bazıları kaygılarını susturmak, kendilerini bir gruba ait hissetmek, başarısızlık korkusundan kaçmak veya adını koyamadıkları bir acıyı birkaç saatliğine hissetmemek ister.

Ancak kullanım tekrarlandıkça kişi, zor duygularıyla baş etmenin başka yollarını kaybedebilir. Bir süre sonra maddeyi iyi hissetmek için değil, kötü hissetmemek için kullanmaya başlayabilir.

Bağımlılığın en karanlık taraflarından biri de belki budur.

Travma her zaman gözle görülen bir........

© Kıbrıs Gazetesi