menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

20 yıl geçti ama değişen bir şey yok!

6 0
previous day

Bazı yazılar yazıldıkları günün şartlarını anlatır; bazıları ise yıllar geçse de güncelliğini korur. Keşke korumasa… Gazetecilikte en büyük arzulardan biri, yıllar önce yazdığınız bir yazının zamanla anlamını yitirmesidir. Çünkü bu, sorunların çözüldüğünü, toplumların ilerlediğini ve tarihin doğru yönde aktığını gösterir. Ne yazık ki Kıbrıs konusunda böyle olmadı.

Aşağıdaki yazıyı yaklaşık 20 yıl önce Star Kıbrıs Gazetesi’nde kaleme almıştım. O gün Kıbrıs’ta konuşulanlar neydi, pozisyonlar neydi? Çözüm anlayışları hangi noktadaydı? Aradan geçen 20 yıla rağmen bugün hâlâ aynı başlıkları tartışıyoruz. Müzakere süreçleri değişti, liderler değişti, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterleri, özel temsilciler ve arabulucular değişti. Greentree, Crans-Montana yaşandı, Cenevre oldu, New York’ta genişletilmiş toplantılar yapıldı. Ama değişmeyen tek şey, tarafların temel pozisyonları oldu.

Bugün dönüp bu yazıyı yeniden okuduğumda, satırların büyük bölümünün hâlâ geçerliliğini koruduğunu görmek, Kıbrıs sorununun neden çözülemediğini de anlatıyor. Çünkü sorun sadece diplomatik süreçlerde değil, değişmeyen Rum zihniyetinde düğümleniyor.

Keşke bu yazı eskimiş olsaydı… Keşke bugün okunduğunda sadece geçmişi anlatan bir belge olarak kalsaydı… Ama olmadı.

Belki de Kıbrıs sorununun en çarpıcı özeti tam da budur.

Bu nedenle aşağıdaki yazıyı, tek satırına bile dokunmadan, 20 yıl önce yayımlandığı şekliyle yeniden paylaşıyorum.

Hata bir kere yapılır!

Aşık Veysel’in dediği gibi, “İki kapılı bir handa uzun ince bir yolda” ilerliyoruz.

İlerledikçe de bu........

© Kıbrıs Gazetesi