menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uyuşturucu kapıyı çalarken, hangi ailenin kapısını çaldığına bakmıyor…

25 0
21.08.2026

   Olumsuzlukları anlatırken kullandığımız kolay tanımlamalardan biri vardır: “Başımızın belası…”

Bazen gelişigüzel söyleriz. Ama bazı sorunlar vardır ki uzun süre devam eder, çare üretilemez, giderek büyür ve sonunda gerçekten başımızın belası olur.

   Uyuşturucu, Kıbrıs Türk toplumunun başının gerçek anlamda belasıdır.

Uyuşturucuyla ilgili çok yazı yazdım.

   Kıbrıs Türk toplumunda uyuşturucu kullanımı yeni değildir. Geçmişi oldukça gerilere gider. Ancak geçmişte var olması, bugün geldiğimiz noktayı normalleştirmez.

   Tam tersine sorulması gereken soru şudur: Yıllardır bildiğimiz bu sorun, çok daha tehlikeli uyuşturucu türleriyle neden hâlâ büyüyor?

Bu satırların yazarı olarak sigara da içmiyorum.

Sigarayı yararı olmayan bir tüketim olarak görürüm. Ancak hayatım boyunca sigara bağımlısı olmadığım için, bağımlı bir insana “Bırak gitsin, ne olacak?” deme kolaycılığını da doğru bulmam.

   Bir sözümüz vardır:

   “Bekâra karı boşamak kolaydır.”

   Bağımlı olmayana da bağımlılıktan kurtulmayı söylemek kolaydır.

Üstelik bağımlılığın çeşitleri çoğaldı.

Akıllı telefon bağımlılığı belki de en kolay içselleştirdiğimiz bağımlılıktır.

   Kim ne derse desin,........

© Kıbrıs Gazetesi