Ünal Üstel, “Ben Başbakanım” dedi…
“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” derler. Peki, yoğurdu farklı yiyen herkes yiğit midir? Elbette değildir. İnsanların olaylara bakış açıları, değerlendirme yöntemleri ve kullandıkları dil farklı olabilir. Ancak her farklı yaklaşım, kendi başına farklı bir doğru anlamına gelmez. Gerçeğin tek olduğu yerde, gerçeğe dayanan doğru da tektir. Bir toplumun parçasıysanız, toplumsal çıkarları kişisel hesapların önünde tutmanız gerekir. Bu başarılamadığı zaman kişisel takıntılarla ve bireysel çıkar beklentileriyle yapılan çıkışlar, sağlıklı düşüncenin algılanmasının önünde parazit işlevi görür. Gemi faciasının ardından yaşananlar, ne yazık ki bu genel geçer yanlışlarla örtüşüyor. Dün de yazdım: Acıdan nefret üretmek… Bir yandan “barış” savunulacak, öte yandan toplumsal barışa zarar verecek her türlü saldırı yapılacak. Olacak iş mi? Biraz sağduyuyla düşünüldüğü zaman bu çelişkiyi görmek hiç de zor değildir. *** Rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la ilgili eleştirel yazılarım bir değil, birkaç kitap doldurur. Ancak gerektiği zaman elimi vicdanıma koyarak onunla ilgili olumlu düşüncelerimi dile getirmekten de çekinmedim. Tarihî kimliği nedeniyle bugün yaşamda olmasa bile Denktaş’ı yalnızca eleştiri penceresinden değerlendirmiyorum. Doğru bulduğum davranışlarını da........
