menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuzey’deki mülkiyet rejimi, zorunluluk ilkesinin sonucudur…

8 0
29.12.2025

Belki de en son yazıp, söylemem gerekeni en başta yazayım….

Mülkiyet konusu, Kıbrıs sorununun en önemli parçasıdır. Çünkü bireysel olarak, herkes için değerli olan taşınmaz malının akıbetiyle ilgilidir.

Güneyden Kuzey’e göç eden Kıbrıslı Türkler, büyük çoğunlukla, Kuzeyde taşınmaz mal sahibi oldu. Önce, tasarrufunda kabul ettiği taşınmaz malları, zamanla kendine ait görme noktasına geldi. Kuzeydeki yasal düzenlemeler de bunu destekliyor.

***

1974’ün üzerinden 51 sene geçti. Kuzey’de toplanan Kıbrıslı Türkler ve dıştan gelerek Kuzey Kıbrıs’ta yaşamayı tercih edenler, ekonomik, sosyal ve kültür yanları olan bir hayat kurmuşlardır.

Kuzey Kıbrıs’ta dünyanın siyasi anlamda tanımasa da, varlığını kabul ettiği bir hukuk düzeni vardır.

1974 sonrası adanın bütününde oluşan durumu, uluslararası yargı organları yok saymamakta, önlerine gelen davaları Restorative Justice yani ONARICI ADALET anlayışıyla ele alıp karara bağlamaktadır.

Zaman, mülkiyet konusunda Rum tarafının beklentilerine uygun gelişme göstermemiştir, bundan sonra da göstermeyecektir.

Rum liderliği bu kafada giderse, Kuzey’de taşınmaz mal bırakan Kıbrıslı Rumlar, mallarının karşılığı olarak hiçbir şey almadan ölüp dünyadan göçecektir. Yeni nesil ise duygusal bağı olmayan Kuzey’deki ata yadigarı malların takibinde, ölüp giden aile büyükleri gibi güçlü olamayacaktır.

***

Nasıl ki 1963 -1974 arası çözüm arayışlarında zemin, 21 Aralık 1963 sonrası ortaya çıkan durumdu, 1974 sonrası çözüm arayışlarında da zemin 20 Temmuz 1974 sonrası adada oluşan iki bölgeli, iki toplumlu yapıdır.

Hade bir inancımı ya da derlediğim........

© Kıbrıs Gazetesi