Ekonomide geciken önlemler, bedeli ağırlaştırır…
İster petrol zengini bir ülke olun ister petrolün neredeyse tamamını dışarıdan satın alan bir ülke… Gerçek değişmez. Petrol, daha doğrusu akaryakıt, ekonomik hayatın en önemli belirleyicilerinden biridir. Belki de ilk sıradadır.
Alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının her geçen gün daha fazla önem kazanmasının nedeni de yalnızca çevre dostu olmaları değildir. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, maliyetleri daha öngörülebilir hale getirmek de en az çevre kadar önemlidir.
Kuzey Kıbrıs ekonomisi ölçek olarak küçüktür. Ancak bir ekonominin büyüklüğünü yalnızca rakamlarla ölçemezsiniz. O ekonominin kendi insanının ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiğine, üretim gücüne, dış ticaret dengesine ve en önemlisi sürdürülebilirliğine bakmanız gerekir.
İşte bu nedenle Kuzey Kıbrıs’ta bazı rakamların mutlak karşılığından çok, oransal etkisi önemlidir.
Akaryakıt da bunların başında geliyor. Akaryakıt fiyatı arttığı zaman yalnızca benzin istasyonundaki tabela değişmiyor. Hayatın maliyeti değişiyor.
Elektrik üretiminde pahalı ve akaryakıta bağımlı bir teknoloji kullanıyoruz. Akaryakıt maliyeti yükseldikçe elektrik üretim maliyeti de yükseliyor. Sonrası hepimizin bildiği hikâye: Elektrik tarifesine zam…
Ulaşımda tercih edilebilir kalitede, yaygın ve güvenilir bir toplu taşıma altyapımız yok. Sabah yollarımıza bakın. Neredeyse her evden çalışan insan sayısı kadar otomobil yola çıkıyor. Dolayısıyla akaryakıttaki her artış doğrudan aile bütçesinin içine giriyor.
Devlet açısından da mesele........
