Çocuklar yalanı bilmez, doğuştan… Yalanı yetişkinler öğretir…
Çocuk masumiyetini sadece davranışla ölçenler, aslında en büyük gerçeği ıskalıyor, görmezden ve devamında bilmezden geliyor.
Masumiyet, bir çocuğun yürüyüşünde, konuşmasında ya da oyunundaki sadelikten ibaret değildir. Masumiyet, kirlenmemiş bir zihnin, hesap kitap bilmeyen bir vicdanın, “doğru”yu içgüdüsel olarak bulabilen bir yüreğin adıdır.
Çocukların verdiği yanıtlar çoğu zaman ansiklopedik bilgiye, yeterli bilgi birikimine dayanmaz. Ama o yanıtların beslendiği yer çok daha değerlidir… Temiz bir kalp, filtresiz bir akıl ve korkudan arınmış bir ifade biçimi. İşte bu yüzden çocuklara sorulacak soruları “Çocuklara göre olsun” diyerek sınırlamaya gerek yoktur. Hatta tam tersine… Eğer çocuk psikolojisini bilinmesi gereken kadar biliyorsanız, zarar vermeyecek bir çerçeve içinde her konuyu konuşabilirsiniz.
Ve çoğu zaman alacağınız cevaplar, yetişkinlerin — özellikle de siyasetçilerin — verdiği cevaplardan çok daha berrak, çok daha sahicidir, çok daha organiktir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle 22 Nisan Çarşamba akşam üzeri KIBRIS TV’de gerçekleşen programımdaki minik konuklarım, bu gerçeği bir kez daha, hem benim hem izleyenlerin görmesine neden oldu. Mağusa’dan Doğu Akdeniz Doğa İlkokulu beşinci sınıftan üç öğrenci… Larin Kahraman, Melin Amber ve Selin Ünlüer.
Programda benimle ev sahipliği yapan torunum Zara da Yakın Doğu İlkokulu’ndan dördüncü sınıf........
