Baronun yanındayım… Çünkü Esendağlı ve arkadaşlarını yol kenarında bulmadık…
Meclisten geçen Ceza Usul Yasası’yla ilgili kıyamet koptu. Ya da kıyamet koparılmaya çalışılıyor…
Bu konuda en kolay yazacak, ya da geçmişte yazdıklarından hak doğarsa hakkı olanların belki ilk sırasında olanım.
11 Ekim 2023’te “Bir daha söyleyim… Haber hakkı, insan hakkından önde değildir…” başlıklı yazımın giriş bölümünde şunları yazmıştım.
“ Polis, ya da mahkeme haberlerinin “iyi” okuyucusu var mıdır?
Sosyal medyada bu tür haberler, tıklanır mı?
Tıklama rekorları kırmacasına, tıklanma alınır.
Peki, daha mahkeme süreci tamamlanmadan, yolun en başında, yargısız infaz yapılmıyor mu?
Eksiksiz yapılıyor, ve de polis, savcılık ve mahkeme buna seyirci kalıyor.
Seyirci kalmadan öte, görüntü alınması için önceden medya haberdar ediliyor.
Yıllardır, bu konuyu, sözlü ya da yazılı olarak eleştiriyorum. Görüşümü imkan bulup en tepedekilere aktarıyorum. Ancak, “eleştirilme korkusuyla” tutuklanıp, mahkemeye çıkarılanlar, en temel insan haklarına aykırı olarak, görüntü alınması için sergileniyor.
“ Oldu olacak, mahkeme salonundan görüntü alınmasına hatta, canlı yayın yapılmasına da izin verilsin. İzin verilmesi, pratikte mümkün değilse, “göz yumulsun” mu diyelim?.”
Yazma nedenim Doktorlar ve Eczacılar tutuklanırken........
