DEĞERLİ OLMAK, ÖNEMLİ GÖRÜNMEKTEN DAHA ZORDUR
İnsan, kendini nasıl gördüğünden çok, neyin peşinden gittiğiyle ve kimlerle yürüdüğüyle şekillenir. Değer, dışarıdan yapıştırılan bir etiket değildir; niyette, arayışta ve seçilen dostluklarda saklı bir özdür. Bu yüzden ilk kural şudur: Başkasının dar bakışının sizin değerinizi belirlemesine izin vermeyin. Kendi değerinizi bilin, o değere göre fayda üretin ve her gün kendinizin en iyi versiyonu olmak için adım atın. Oscar Wilde’ın uyarısı bu kuralın anahtarıdır: Size sıradan biriymişsiniz gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin. Sıradanlaştıran bakış, insanın içindeki potansiyeli söndürür. Sevgi, karşısındakinin yüceliğini fark eden bir gözle anlam kazanır. Aksi halde sevgi, yavaş yavaş küçülten bir alışkanlığa dönüşür. Sizi sürekli düzeltme ihtiyacı duyan, başardığınızı küçümseyen, hayalinizi “gerçekçi ol” diye budayan biri sizi sevmiyordur; sizi kendi konfor alanına çekiyordur. Epictetus bu noktayı tamamlar: İşin sırrı, sadece seni yükselten ve en iyi tarafını gören insanlarla bir arada olmaktır. İnsan, etrafındaki aynalara benzer. Ayna en parlak yanınızı gösteriyorsa büyürsünüz; sadece kusurunuzu gösteriyorsa küçülürsünüz. Yükselten insanlar eleştiriyi yok saymaz, eleştiriyi inşa edici kılar. Sizin........
