Yapay zekâya direktif: Neneme bayram mesajı geç!
‘Nerde o eski bayramlar’ diye her zaman hayıflanılır ya, onlar artık mazide kaldı. İletişim o denli gelişti ve ilerledi ki, bayram kutlamaları da artık internetten, akıllı telefonlardan yapılıyor. İşin içine bir de yapay zeka girdi mi, eski bayramların vay haline.
Kabul etmek gerekir ki, geçmişte bayramlarda, büyükler, evlatlarını, torunlarını dört gözle bekler, yoksul da olsa, bayramlarda bulur buluşturur, onlara zengin sofralar kurarlardı. Avludaki kendi fırınlarından çıkan mis kokulu sıcacık ekmekler, börekler, çörekler, zeytinli ve hellimliler bayram sofrasının adeta demirbaşıydı. Eli öpülen nene ve dedelerin, akraba ve tanıdıkların mutluluğuna diyecek yoktu.
Evlatlar, torunlar el sallayıp ayrılırken, uğurlayanların gözleri dolar, ‘Sakın uzatmayın, en kısa zamanda yine bekleriz” derlerdi. Aile bağları şimdikinden çok daha güçlüydü. Genelde yoksulluk olsa da, gönüller zengindi. Çelme atmalar, sözden caymalar yoktu. Söz, senet yerine geçerdi.
Bayramlar aslında daha çok çocuklar içindir. Şimdilerde imkânlar tahmin edemeyeceğiniz kadar geniştir. Maddi gücü olan yeni giysi ve ayakkabı alabilmek için bayramı beklemeye gerek duymaz. İstediği an dilediği giysi veya ayakkabıyı alabilir. Geçmişte yeni giysi veya ayakkabılar bayramdan bayrama alınabiliyordu. Çocuklar ayakkabıyı yatağının başucuna koyar, öyle uyurdu. Biz o günleri yaşadık.
Şimdi bayram yerinde olduğu gibi, uçaklar, çarpışan arabalar ve diğer eğlence aletleri yoktu. Çalgıcılar, meddahlar ve Allah rahmet eylesin, Mehmet........
© Kıbrıs Gazetesi
