Provokatif eylemler tırmanış gösterirken
Rum lider Nikos Hristodulidis, Cenevre’de varılan iki tarafın iş birliği konularından hiç bahsetmezken, Kıbrıs’la ilgili gelişmelerden umutlu olduğunu söyledi ve görüşmelerin Crans-Montana’da kaldığı yerden başlaması gerektiğini yinelerken, her zamanki gibi Türk tarafını suçladı.
Cenevre’nin akabinde Türklere yönelik provoke eylemlerin hem Kıbrıs’ta hem de Yunanistan’da tırmanış göstermesi dikkat çekicidir. Güney Kıbrıs’ta, “Esaret altındaki topraklarımızı kurtarmak için bütün gücümüzle, bütün imkânlarımızla mücadele edeceğiz, savaşacağız” diye bildiri yayınlayarak harekete geçtiğini ilan eden bir örgüt geçen gün sesini duyurmuştu. Ardından Yunanistan’ın Avrupa Milletvekillerinden bayan Afroditi Latonopulu, Atina’da 25 Mart törenlerinde ‘Kıbrıs Yunandır’ diye slogan atan Yunan askerlerine destek çıktı ve “Kıbrıs Yunan olduğu için bunu söylediler” ifadesini kullandı.
Eski tenis şampiyonlarından ve televizyon sunucularından olan Afroditi, Yunan hükümetinin, Kıbrıs’ta ‘istila ve işgal’ yokmuş gibi davrandığını ve bundan üzüntü duyduğunu söyledi. Türkiye’nin Avrupa savunmasında yeri olmadığını da belirten Afroditi, Avrupa Parlamentosu’nda 14 farklı ülkeden Avrupa milletvekillerine Kıbrıs’ın ‘istila ve işgal altında olduğuna’ dair karar imzalattığını da kaydetti.
Karşımızdakiler Ada’daki gerçekleri böyle çarpıtıyor ve böyle çalışıyorlar. Öncelikle tarihi bilmiyorlar. Zaten kendilerine öğretmiyorlar ve Kıbrıs sorununun bu günlere nasıl geldiğini anlatmak da işlerine gelmiyor. Kıbrıs, Yunan olsaydı, bu şekilde konuşma hakkını kendilerinde bulamayacaklardı. Demek ki, Kıbrıs, ezelden beridir Türklerin de vatanıdır. Yunan Milletvekili Kıbrıslı Türklerin 1974 öncesinde bu adada neler çektiğini bilemez.........
© Kıbrıs Gazetesi
