menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs’ta adil bir çözümünyolu nasıl açılabilir?

5 0
monday

Güney Kıbrıs’ta, Ada’yı Yunanistan’a ilhak etmek, böylece Enosis’i gerçekleştirmek amacıyla kurulan ve bu gerçeği ilk günden itiraf eden EOKA’nın, 71. kuruluş yıl dönümünde Kıbrıs Türk tarafı olarak çok hakaretlere maruz kaldık. “Türkiye Kıbrıs’tan defol – Kıbrıs Yunanistan’a aittir” gibi daha nice iğrenç sloganları çocuklara attıranlar şimdi rahat mı, istedikleri oldu mu?

İki halk arasında güven yaratma yerine güvensizlik ve uçurum yaratanlarla uğraşabilmek, deveye hendek atlatmak kadar zordur.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum yönetimi başkanı Nikos Hristodulidis bugün BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisinin ev sahipliğinde bir araya gelecekler. Geldiklerinde ne olacak? Yiğitler Burcu’na atılan taşlar ve patlayıcıları mı konuşacaklar? Kıbrıs Türk halkı olarak bunca hakareti hak ediyor muyuz?

Erhürman, Güney’de yapılan açıklamalara işaret ederek, “Artık ileriye bakmayı becerebilecek miyiz” sorusunu sorarken mutlaka provakatif eylemleri kastetmiştir.

Dün KIBRIS gazetesinde iki önemli haber vardı. Biri 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a ikincisi de eski Başmüzakereci Ergün Olgun’a ait.

Tatar dedi ki, Cumhurbaşkanı olduğu dönemde savunduğu iki devletli çözüm politikasının kişisel bir siyasi tercih değil, zaman içinde KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında ortaklaşa bir devlet politikası haline geldiğini anımsattı, yeni dönemde de bu zeminin kolay kolay terk edilemeyeceğini belirtti.

Eski Başmüzakereci Ergün Olgun da, liderlerin bugünkü görüşmesi öncesinde önemli uyarılarda bulundu. Olgun, “Eski yakınlaşmaların kabulü ‘tek egemenlik’ anlamına gelir” dedi. Ergün Olgun, bir yandan egemenlikten, diğer yandan federasyondan söz edilmesini eleştirerek, bu durumun Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ortadan kaldıracağına dikkat çekti.

Gerek Tatar, gerekse Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın rahlesinden geçen, Kıbrıs konusunda müzakere masalarında diz çürüten Ergün Olgun’un uyarıları boşuna değildir.

Ersin Tatar, Allah rahmet eylesin, babası Rüstem Tatar’ın en zor koşullarda bulunduğu mevkilerden dolayı Kıbrıs sorununu daha küçük yaşta anlamaya başlamıştı. Dr. Küçük, Denktaş ve Osman Örek’in, zorluklar içerisinde verdikleri amansız mücadeleye tanık olmuş, ilham almıştı.

Her ikisi de geniş tecrübe sahibidir ve Rum’un ‘Leb demeden ağzındaki leblebiyi’ görüp anlamaktadırlar. Esasen Kıbrıs Rum tarafı sağcısı, solcusuyla, DİSİ ve AKEL’i ile kilisesi ve tüm EOKA sevdalıları ile hedeflerinin söz sahibi olacakları Ada’nın tümünde ‘Türklere de yer vardır’ gibisinden yaklaşımda bulunacaklarını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Bu gidiş ve bu şımarıklıkla geçmişte 2.5 yılda yıkılan ‘Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığının, olası bir çözümde bu kez bir ay bile dayanamayacağını söylersek abartmamış oluruz. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti her iki tarafa da egemenlik hakkı tanıdığına göre, değişen şartlarda Kıbrıs Türk’ünün egemenliğini tanımak ve ona göre konuşmak, adil bir çözümün yolunu açabilir.

Selçuk Berkin sonsuzluğa uğurlandı

Ay Ticaret ve Berkin ve Oğlu LTD kurucularından, TMT mensubu, uzun ticaret hayatında birçok başarılara imza atan, başarılı iş insanı Selçuk Berkin geçen gün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyurulurken, evlatları Borahan ve Hediye Berkin (merhume) torunları Aydın, Batuhan ve Aydan Berkin, “Acımız sonsuzdur. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun” dediler. Eşi Aydın Berkin daha önce hayatını kaybetmişti.


© Kıbrıs Gazetesi