Güvenlikten ödün vermek söz konusu olamaz, olmamalıdır!
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs’ta iki tarafa da ne yapmaları gerektiğini söyledi ve gitti. Verilen mesajları yanlış algılayarak, ahkam kesmekle sonuç elde edilemeyeceği gibi, yanlış değerlendirmelerde bulunmak da, vatandaşın kafasını daha fazla bulandırmaktan öte bir işe yaramaz. Bu nedenlerle küresel alemde yeni oluşumları dikkate alarak, işin uzmanlarının dediklerine kulak vermek lazım. Rum tarafıyla yapılan ve yıllar boyu süren görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafı adına masada bulunan emekli başmüzakereci Ergün Olgun, BM Genel Sekreteri’nin ziyaretine değinirken, taraflar arasında müzakerelerin başlayabilmesine yönelik ortak bir zeminin bulunmadığının görüldüğünü ifade etti. Ergün Olgun, çözüm arayışlarının iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü üzerine kurulması gerektiğine dikkat çekti. Görüşmelerin metodolojisine ilişkin eleştirilerde bulunan eski başmüzakereci, “Geçmiş yakınlaşmaların yeniden sürece dahil edilmesi, bizi federasyon zeminine götürebilecek bir kapı açıyor. Bunun Türkiye’nin iki devletli çözüm vizyonuyla örtüşmediği kanaatindeyim” diye görüş belirtti. Bu arada Beşparmak Grubu, ne yapılması gerektiğini kamuoyuna açıklarken, “Kıbrıs Türk tarafı yeniden ucu açık ve sonucu belirsiz bir sürece sürüklenmemeli” uyarısında bulundu. Peki; Bu ülkenin 52 yıldır güvenini sağlayan, garantörlük hak ve sorumluluğunu yerine getirmekte olan Türkiye’nin ne düşündüğüne, ne öngördüğüne bakmak gerekmez mi? Örneğin Türkiye........
