Cevdet Yılmaz’dan ambargo vurgusu: Onlar 1 kapatırsa biz 10 açarız
Kıbrıs Türk halkının ambargolarla köşeye sıkıştırma ve dünyadan izole etme politikası, gelmiş geçmiş Rum yönetimlerince sürdürülmektedir. Kıbrıs Türk halkı, spordan turizme, direkt uçuştan her türlü uluslararası etkinliğe kadar ambargoya tabi tutulması çağ dışılığın en bariz örneğidir.
Hele Kıbrıs Türkü’nün 24 Nisan 2004 tarihinde sunulan Annan Planı referandumuna ‘evet’ demesine rağmen devam ettirilmesi, Avrupa Birliği’nin verilen sözleri tutmaması, sözünden cayması en büyük haksızlıktır, nankörlüktür. AB, Rum tarafının istek ve baskılarına boyun eğmemiş olsaydı, bugün Kıbrıs’ta iki taraf arasında BM Genel Sekreterinin arzu ettiği güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi mümkün olabilirdi. Ancak AB’nin, Güney Kıbrıs’ın dümen suyundan gitmesi, verdiği sözleri tutmaması hem AB’ye karşı güven kaybına neden olmuş, hem de Kıbrıs sorunu daha fazla çıkmaza girmiştir.
Ambargolar konusunda ABD’nin sicili de temiz değildir. Bir süper güç ve de Kıbrıs’ta yakından ilgilenen aktörlerden biri olarak, ambargoların hafifletilmesi yönünde bazı jestler yapabilirdi. Rum tarafına silah ambargosunu bile kaldıran ABD, Kıbrıs Türk tarafı için hiç mi bir şey........
