ABD ile İran bile görüşürken, biz sağlıkta ne durumdayız?
Sağlıkta tam gün mesai tartışmalarında taraflar, görüşlerinde ısrarlı. Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, “Bizim yasayı uygulama noktasında bir seçeneğimiz yoktur. Bu masada bir uzlaşı söz konusu değildir. Bunu net anlattık” diyerek, sendikanın kendisine bunu kabul etmeyeceklerini ilettiğini kaydetti.
Tıp – İş Başkanı Özlem Gürkut ise, hekimlerin aylık 140 bin TL maaşla 32 saat aralıksız görev yaparak çalıştığından şikayet etti, eyleme devam edeceklerini kaydetti.
Eyleme devam da, vatandaş ne alemde? Örneğin önceki gün, sızılar içinde kıvranan 2 yaşındaki evladına şifa arayan bir baba, nasıl pür ateş olmasın, nasıl tepki koymasın? Onun gibi daha onlarcası! İnsanımızı, devletinden soğutmaya kimin ne hakkı vardır?
Görüldüğü gibi, görüşler oldukça farklı. İlgililer duruşlarını ortaya koyuyor. Mesela Gazimağusa Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Kalfaoğlu, sağlık hizmetlerinin aksatılmasına yönelik her türlü girişime karşı duracağını söylerken, şu ifadeleri kullandı:
“Devletimiz bize maaşımızı mesai saatlerinde hastanede görev yapmak için vermektedir. Bunun aksi, en anlaşılır ifade ile, devleti de hastayı da çalmaktır. İnsanı, hastasını, yurdunu seven ahlaklı her hekimin de buna uyarak ne hastadan ne de devletten çalmaması gerekir. Toplumda........
