Tarihi olayların yıldönümündeyiz
Tarihi olayların yıldönümündeyiz yine… Bir tarih yolculuğuna çıkalım yine bugün ve 67 yıl geriye gidelim… 11 Şubat 1959’da Zürih’te Türkiye Başbakanı Adnan Menderes, Yunanistan Başbakanı Konstantin Karamanlis ve İngiltere Başbakanı Harold Wilson arasında imzalanan antlaşma ile Kıbrıs ortaklık cumhuriyeti kurulmuş oldu. 19 Şubat 1959’da Garanti ve İttifak Antlaşmalarının imzalanacağı yer olarak da Londra seçilmişti… Bu toplantıya Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının temsilcileri de katılıp imza atacaklar ve yeni bir devletin kuruluşu orada ilan edilecekti… İmza töreni için İstanbul’dan yola çıkan Başbakan Adnan Menderes’in uçağı 16 Şubat 1959 günü Londra yakınlarında düşer… O günlerde dünyayı sallayan bu kazadan yaralı olarak kurtulabilen Menderes, tarihi antlaşmalara imzasını tedavi gördüğü İngiliz hastanesinde atabilecekti… 67 yıl önce böyle bir günde 14 önemli şahsiyetin yaşamını yitirdiği bu kazada Adnan Menderes’in yanı sıra 10 kişi de yaralanır… Menderes, büyük bir şans eseri, Kıbrıs uğruna şehit düşenler arasına girmemişti… Ama acı kaderi ona daha büyük dramlar hazırlamaktaydı… 16 Şubat 1959’da Londra yakınlarında yaşanan o uçak kazasından bir yıl kadar sonra askeri darbeyle iktidardan devrilecek ve Yassıada’daki trajik bir yargı sürecinden sonra 17 Eylül 1961’de İmralı adasında kurulan idam sehpasında aziz ruhunu teslim edecekti… *** Kıbrıs müzakereleri için Londra’ya gitmekte olan Adnan Menderes’in başkanlığındaki Türk heyetini taşıyan Türk Hava Yolları uçağı, ilk başta Londra’nın merkezine daha yakın olan Heathrow Havalimanı’na inmeyi planlamıştı. Ancak, Heathrow kontrol kulesi yetkilileri, başkentteki aşırı sis yüzünden diğer bütün uçaklar gibi Türk uçağını da 25 kilometre kuzeyde bulunan Gatwick Havalimanı’na yönlendirdi. Burada sis kısmen az olsa da, görüş mesafesini büyük ölçüde düşürecek yoğunluktaydı… İngiltere Havacılık Bakanlığı’nın o günlerde yaptığı soruşturmaya göre, kuleyle telsiz irtibatının kesilmesi ve yoğun sis nedeniyle uçak saat 16.58’de aniden patlayan fırtınanın içinde Londra yakınlardaki ormana çakıldı… Uçak yerde ağaçlar arasında 250 metre kadar sürüklenir… Her iki kanadı kopan uçak taklalar atarak parçalanır… Civardaki “Newgate Chaffold” adlı çiftlikte bahçıvanlık yapan Peter Weller ve iki arkadaşı bu kazaya tanık oldular. Üç İngiliz, gökyüzünde korkunç bir motor gürültüsü duyduktan sonra bir uçağın hızla üzerlerine doğru inmeye başladığını görerek bulundukları tarlada yere kapandılar… Uçağın ürkütücü patlama sesiyle yakınlardaki ormana daldığını gören Weller, yanındaki arkadaşlarından birine bisikletiyle birkaç kilometre uzaklıktaki polis karakoluna gitmesini söyledi… Kendisi de diğer arkadaşıyla birlikte kazazedelerin yardımına koştu… Weller ve arkadaşı olay yerine ulaştığında uçağı ikiye ayrılmış bir şekilde buldular. Uçağın gövdesine girip, koltuklarda baygın durumda yatan birkaç yolcuyu dışarı çıkardılar… Kazada Menderes’in ayağı uçağın yarılan tabanına sıkışmıştı… Demokrat Partili (DP) Sakarya Milletvekili Rıfat Kadızade onun dışarı çıkmasını sağlamıştı… Olay yerine gelen Tony Bailey isimli çiftçi ve hemşire eşi Margaret, o sırada Menderes’i takım elbisesi çamur ve kana bulanmış bir şekilde çalıların üzerinde otururken buldular. Kibar yaradılışlı Menderes, soğukkanlılıkla ve İngilizce olarak, hiçbir şeyi olmadığını belirterek uçaktakilere yardım etmelerini rica etti… Tony Bailey uçaktakilere yardıma yönelirken eşi de kazazede Adnan Menderes’e göz kulak olmak için orada kaldı… Bayan Bailey bilincini açık tutmak için uğraştığı kazazedeyi çimenlerin üzerine yatırdı. Margaret “Siz kimsiniz ve bu uçak hangi ülkeye ait?” diye sorunca Adnan Menderes’in ona verdiği yanıt şuydu: “Türkiye başbakanıyım. Uçaktakiler de benimle birlikte Londra’daki Kıbrıs görüşmelerine gelen Türk delegasyonudur.” Hemşire Margaret Bailey, Menderes’in de aralarında bulunduğu üç kişiyi yakındaki bir köy evine taşıyarak onları kanepelere yatırdı ve profesyonel tıbbî yardımda bulundu… Menderes olay yerine gelen cankurtaranla götürüldüğü “London Clinic”te tedaviye alındı. Kazada aralarında bakan ve milletvekillerinin de bulunduğu 14 kişi yaşamını yitirmişti… Dışişleri Bakanlığı Kâtibi Güner Türkmen ve DP Çanakkale Milletvekili Emin Kalafat’ın da aralarında bulunduğu 6 yolcu ve mürettebat yaralı olarak kurtuldu. Başbakan Adnan Menderes’in yaraları hafifti… *** Daha sonra TC Bakanlar Kurulu’nda alınan bir kararla “görev şehidi” ilan edilen ölenlerin anısını yaşatmak adına çeşitli etkinlikler yapıldı… Kıbrıs Türk halkı da buna duyarsız kalmadı… Zamanın Lefkoşa Türk Belediyesi başkentimizin önemli sokaklarına o görev şehitlerinin adlarını verdi… Adları Lefkoşa’nın sokaklarında yaşamakta olan bu görev şehitleri şunlardır: Ali Server Somuncuoğlu (Basın-Yayın ve Turizm Bakanı), Şerif Arzık (Anadolu Ajansı Genel Müdürü), Abdullah Parla (Türk Hava Yolları Genel Müdürü),Kemal Zeytinoğlu (DP Eskişehir Milletvekili),-Muzaffer Ersü (Başbakanlık Özel Kalem Müdürü), İlhan Savut (Dışişleri Bakanlığı 2. Daire Başkanı), Mehmet Ali Görmüş (Basın-Yayın ve Turizm Bakanlığı Özel Kalem Müdürü), Sedat Görmüş (Dışişleri Bakanlığı kâtibi), Burhan Tan (Akşam Gazetesi foto muhabiri), Münir Özbek (Kaptan Pilot), Sabri Kazmaoğlu (Yardımcı pilot), Lütfi Biberoğlu (Yardımcı pilot), Gönül Uygur (Hostes), Gündüz Tezel (Telsiz operatörü).
