menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pazartesi notları

10 0
yesterday

   SİYASETTE BEDEN DİLİ: Gündemde kalabilmeyi en çok başaran siyasetçimiz Erhan Arıklı adresime attığı birkaç satırla o basın toplantısında neden güldüğünü açıkladı… Savunması aynen şöyle Arıklı’nın: “Sevgili Ahmet Tolgay ağabeyim. Basın toplantısından önce vücut dilimi nasıl kullanacağımı düşündüm. Gerçekten olmam gereken üzüntülü halimle kameraların karşısına çıksaydım, günlerdir beni idam sehpasında görmek isteyenler o halimi bile çarpıtıp; ‘ağlayarak koltuğu terk etti’ şeklinde yorumlar yapacaklardı. Onlara bu zevki tattırmak istemedim. O resim kayıp yakınlarını üzdü ise, onlardan elbette ki özür dileyeceğim…” Erhan Arıklı, tarz olarak güleç yüzlüdür… Devamlı gülmek onun doğal refleksidir… Onu tanıyanlar ve yakından izleyenler bilir: Sinirli anlarında da güler, üzüntülü anlarında da güler, neşeli anlarında da… Konuşurken de güler, susarken de… Belki uyurken de güler… Ama belli ki, siyasal bir tecrübe olarak bu doğal refleksini kontrol altına alması gerekecek bundan sonra… Beden dili, duygularımızı seslendiren ağızdaki dilden daha önemli olabiliyor çoğu zaman… Gülmenin yerini ve zamanını o da titizlikle belirleyecek sanırım artık… Deniz faciasının yası tüm ağırlığı ve hüznü ile yaşanırken o basın toplantısında Erhan Arıklı’nın gülme refleksi bir kez daha devreye girip porselen dişlerini objektiflere gösterince, işte olanlar oldu!… Sansasyon peşindeki medya, birkaç saniyelik bir gülüşü ustaca yakalayıp teşhir etti… Ortalık resmen sallandı… Tam da istendiği gibi… Arıklı, koalisyon hükümetinde muhalif yıldırımların paratöneri gibiydi… Ve yıldırımları bir kez daha üstüne çekmiş oldu böylece… Sezar’ın hakkı Sezar’a: Koalisyon hükümetini geniş yelpazede........

© Kıbrıs Gazetesi