menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kâmran Aziz ve ailesi

28 0
07.03.2026

Belirttim ya… Mart, anımsanması gereken nice özel günün ayı… Bugün de Kâmran Aziz’in 9’uncu ölüm yıl dönümü… Bize miras bıraktığı o ölümsüz otantik melodiler yüreğimizde çınlarken saygı ve minnetle anıyoruz onu… 7 Mart 2017 Kâmran Aziz’in yaşama veda tarihidir… 9 yıl kadar önce, sevenleri tarafından, ciddi bir akciğer hastalığından dolayı Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı… Tedavisi sürerken anılarının yuvası olan evine dönmek adına, hasta yatağında çaba harcıyordu ısrarla… İsteği gerçekleşir… Anılarının yuvasına döner… Ve orada iki gün içinde zengin ve saygın anılarının ortasında yaşama veda eder… 1922 Lefkoşa doğumluydu. Efsaneleşen yaşamından ayrılırken 95 yaşındaydı… “Dalya” demesine sadece 5 yıl kalmış bir anıt çınardı… Bizim içimizden çıkmış bir çınar… Toplumsal onura dönüşen başarı öyküleri yazmış bir ailenin mensubuydu. Babası Mehmet Aziz Bey İngiliz Koloni Yönetimi’nde gerek adamızın, gerekse diğer İngiliz sömürgelerinin bataklıklarını sivrisinekleriyle birlikte kurutarak malaryanın kökünü kazımış ve uluslararası literatüre geçmiş bir sağlık ve çevre dehasıydı. Kâmran Hanım’ın ölümünden sonra yitirdiğimiz ablası Türkân Aziz’e gelecek olursak… Kıbrıs sağlık sisteminin ekol yaratan donanımlı ve madalyalı başhemşiresi olarak adını Kıbrıs’ın tıp tarihine yazdırmıştır… Ta İngiliz Koloni Yönetimi’nden itibaren… Türkân Aziz, 3 kez burs alarak Londra’da eğitim görmüş, Beyrut Amerikan Okulu hemşirelik bölümünden mezun olarak ülkesine dönmüştür… Uzun hemşirelik yaşamında ülkesine büyük hizmetler verdi… Türk – Rum ortaklık Cumhuriyeti’nin Genel Hastanesi’nin başhemşiresi ve sonrasında da tüm personelin baş sorumlusu oldu… Aynı hizmetleri, çok zor koşullarda, Kıbrıs Türk Yönetimi’nin sağlık hizmetlerinde de sürdürür… Nice sosyal sorumluluk projesinin uygulanmasında da önemli roller üstlenir…22 Eylül 1917 doğumlu olan Türkân Aziz, kız kardeşinin ölümünden 2 yıl sonra, 27 Mart 2019’da yaşama veda etti… 24 Eylül 1893 – 17 Haziran 1991 tarihleri arasında yaşayan baba Mehmet Aziz ise literatürlere geçen başarılarıyla kitaplara sığmayacak bir kimliğin sahibidir… Kıbrıs Türk halkının efsanevi sağlıkçısı… Ordinaryüs profesör… Gerek Kıbrıs’ta, gerekse İngiliz kolonilerinde sıtmayla mücadele konularında ön plana çıkan ve dünyanın hayranlığını kazanan bir figür. Olağanüstü kişilikleriyle üç tane efsane figür… Harika bir baba ve iki harika kızı… Bu müthiş aile, Köşklüçiftlik’in sınırındaki bir evde yaşamış ve o evde yaşama veda etmiştir… Ne var ki, toplumsal tarihimiz açısından da önem ve anlam taşıyan o zengin anılar evini içindeki paha biçilmez motifleriyle bir müzeye dönüştürmek bugüne dek mümkün olamamıştır… Kaç kez yazdığım üzücü bir konu… * Kâmran Aziz adamızda bir müzik ilâhesi olarak tanımıştır…  Önce İngiliz koloni yönetiminin, daha sonra da Türk – Rum ortaklık cumhuriyetinin sesli yayın kurumu olan radyonun pazar programları iple çekilirdi… Çünkü “Kâmran Aziz ve Arkadaşları” adlı canlı müzik programının yayın günüydü pazar sabahları. Yalnız Kıbrıs Türk halkı değil, Rum, Ermeni ve Maronit halkları da Kâmran Aziz’in hayranıydı… Radyoda onun onlarca bestesiyle zenginleşen inanılmaz güzellikte bir müzik şöleniydi sunulan… Kıbrıs’ın pek çok insanı ilk toplu müzik kültürünü Abdülazim Aziz Bey’le başlayan ve Kâmran Aziz ekolüyle zenginleşen o şölenlerden almıştı… “Kıbrıs’ım”, “Kıbrıs’ım Sana Ne Oldu”, “Kıbrıs Zeybeği”, “Al Yemeni Mor Yemeni”, “Seni Orakta Gördüm”, “Gelin Geliyor Gelin”, “Orak Zamanı Geldi” gibi Kıbrıs otantiğinin sesi olan Kâmran Aziz besteleri, ta o günlerden beri kulaklarda ve yüreklerde yankılanmaktadır. 1950’li yıllarda Abdülazim Aziz, Jale Derviş, Zeki Taner, Fikret Özgün, Vecihi Turgay ve Ahmet Anlar gibi müzik sevdalılarıyla ilk batı müziği topluluğu olan “Kâmran Aziz ve Arkadaşları” tamamen amatör bir ruhla müzik tarihine geçtiler… Bu arada o yıllarda büyük beğeni toplayacak olan ilk bestelerini de yapmaya başlamıştı tabii ki Kâmran Hanım… 50’yi aşkın bestesiyle Kıbrıs Türk folk müziğinin başlamasında öncü rol oynadı. Batı müziğindeki yeteneğini, folk müziğinde de gösterdi… Bu kadın bestecimiz, “Kıbrıs Müzik Okulu”, “London School Of Music” ve “American School of Music”in de özel eğitim sertifikalarının sahibiydi. * Kâmran Aziz ve arkadaşları performanslarını çok özel etkinliklerde halk önünde de yılda birkaç kez sunar ve hayli yankı yaratan o konserler yılın önemli olayları arasına girerdi… Eczacılar Birliği’nin bazı balolarında da Kâmran Aziz’i eczacı meslektaşı Fatma Azgın’la birlikte düetlerde ve klasikleşen tangoların şahane yorumlarında anımsarım… Akerdeonuyla bütünleştiğinde ise bir başka olurdu… Müzik alanındaki başarısı çeşitli ödüllerle, ama en önemlisi halkının takdiriyle taçlandırıldı. Mesleği eczacılıktı… O meslekte de tıpkı müzikte olduğu gibi tarih yazmıştı. Yanında genç eczacıların yetiştiği, Kıbrıs’ın ilk eczacılarından ve Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği’nin de kurucularındandı… Müzik eğitimine 8 yaşında piyanoyla başlayan 1922 doğumlu Kâmran Aziz, American Academy’den  mezun oldu. 1944’te tamamladığı farmakoloji eğitiminin ardından ilk Kıbrıslı Türk kadın eczacı olarak 1997’ye kadar toplumuna hizmet verdi… “Aziz Eczanesi” başkentimizin Atatürk Meydanı’ndaydı… Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği’nin kurucuları arasındadır… Eczane objelerinin,  Eczacılar Birliği’nde mini müze olarak düzenlenen bölümde korunduğunu bilirim…


© Kıbrıs Gazetesi