menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deniz Göktaş'a çöp poşeti giydirilseydi keşke!

11 0
05.07.2026

Stand-up gösterisi adı altında sergilediği rezilliklerle ülke gündemine oturan ve hakkında başlatılan soruşturmanın ardından adaletin pençesine düşen komedyen bozuntusu Deniz Göktaş, nihayet "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamalarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

Hâkimlik kararının gerekçeleri aslında malumun ilanından ibaretti: Göktaş'ın "Cumhurbaşkanı'nın onurunu rencide ettiği, din bakımından kin ve tahrik yarattığı, toplumun sinir uçlarına dokunarak infiale sebep olduğu ve sosyal bünyede derin, olumsuz tepkiler meydana getirdiği" net bir şekilde hukuki kayıtlara geçti. 

Kendini bilmez, haddini aşmış bu şahsın sahne arsızlığıyla 'kendisiyle barışık diktatör', 'oruç tutan canlı bomba', 'dalgıç kıyafeti' ve 'son kitap' başlıkları altında gevelediği o iğrenç, o aşağılık sözde şakalar, layık olduğu parmaklıklar arkasına postalanması için fazlasıyla yeterli birer suç delili oldu.

Ancak, Türk milletinin vicdan terazisinde muhasebe yapan her onurlu vatandaşın sorması gereken asıl soru şudur: Toplumun en kutsal değerlerine fütursuzca saldıran bu karanlık zihniyete sadece dört duvar arasında tutuklu kalmak ve standart bir hapis cezası vermek gerçekten yeterli midir? 

Bu ve bunun gibi figürlerin, arkalarına aldıkları şer odaklarının sufleleriyle Müslüman mahallesinde salyangoz satarak her durumdan yırtabileceklerini sanmaları, cezaların caydırıcılığı noktasında daha radikal, daha çarpıcı ve daha sarsıcı adımların atılması gerektiğini gözler önüne sermektedir.

İSLAM DİNİ VE MUKADDESATIMIZ KİMSENİN EĞLENCESİ DEĞİLDİR

Yüce Allah’ın, kullarının dünya ve ahiret saadetini tesis etmek, onları ebedi kurtuluşa erdirmek için göndermiş olduğu son hak din olan İslam ile "komedi" denilen o modern soytarılık maskesi altında haşa dalga geçmek, onu küçümsemeye ve aşağılamaya yeltenmek hiç kimsenin, hiçbir şarlatanın haddi de hakkı da değildir! 

Âlemlere rahmet olarak gönderilen, ahlakın ve insanlığın zirvesi, Son Peygamber Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın ümmetine tebliğ etmek ve yeryüzünü nurlandırmak adına canı pahasına koruduğu yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim’i komedi malzemesi yapmaya çalışmak, kelimenin tam anlamıyla haince bir hadsizliktir, tek kelimeyle namussuzluktur.

Müslümanların canından aziz bildiği, üzerine titrediği, hayat rehberi edindiği Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz, üç beş kendini bilmezin sahne kürsülerinde ucuz alkışlar toplamak, solcu ve liberal marjinal güruhlara şirin görünmek için meze yapacağı eğlence figürleri değildir. Bu necip toplumu yüzyıllardır ayakta tutan, Çanakkale’de, 15 Temmuz’da meydanlara döken o devasa manevi sütunlara dil uzatanlar, adaletin pençesinden kurtulamadıkları gibi bu milletin tarih hafızasından da lanetle kazınacaklardır. 

Dinimizi, Kitabımız’ı, mukaddes değerlerimizi hedef alan her bir kelimenin, her bir imânın hesabı hem hukuk önünde hem mahşerde hem de vicdan sahiplerinin vicdanlarında en ağır şekilde........

© Kayseri Gür Haber