“Ev Gençleri”: Bulanık bir Kavram, Ciddi bir İktisadi-Toplumsal Mesele
“Ev Gençleri”: Bulanık bir Kavram, Ciddi bir İktisadi-Toplumsal Mesele
Ev Gençleri tanımı net bir çerçeveye sahip midir? Kavram ve hesaplama çeşitliliğinden, toplumsal cinsiyet farklılıklarına kadar bulanık bir tanımla karşı karşıyayız.
Bu yazının birkaç amacı bulunuyor. Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi ev gençleri tanımının içinde barındırdığı kimi muğlaklıklara işaret edip daha anlaşılır ve net bir tanıma ulaşmaya çalışmak, diğerleri ise Türkiye’deki ev gençlerinin sayısı ve oranında gözlenen son dönem eğilimleri OECD ve AB ülkeleriyle karşılaştırmalı olarak ortaya koymak ve belirgin sorun alanlarını tespit edip olası çözüm yolları üzerine sınırlı önerilerde bulunmaktır.
Ev gençleri kavramı ilgi çekici ve popüler bir kavram olarak son dönemde görsel medyada giderek daha fazla yer bulmaya başladı. Kavram bu mevcut kullanım haliyle iktisadi içeriğinden çok, sosyolojik, psikolojik ve kültürel bir çağrışıma sahipmiş gibi algılanıyor. Oysa kavramın çalışma yaşamına ait iktisadi ve toplumsal yönleri çok daha belirgin olarak ön plana çıkartılmayı bekliyor.
Ev gençleri yaygın olarak İngilizceden Türkçeye aktarılan bir kısaltma kavram olan NEET’in karşılığı olarak kullanılıyor. NEET açılım olarak uluslararası yazında “Not in Education, Employment or Training” kelimelerinin baş harfleri kullanılarak türetilmiş bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Kavramın türetilmesinin oldukça yakın bir tarihe denk geldiği öne sürülebilir. İlk kullanımına geçtiğimiz yüzyılın son yıllarında İngiltere’de işssizlik ödeneğine hak kazanan gençlere yönelik düzenlemelerde yapılan değişiklikler sırasında rastlanıyor. Ancak bu kavramın Türkçedeki yaygın algılanışında kestirme bir yol izlenerek “ne eğitimde ne de istihdamda” olan gençleri kapsadığına rastlıyoruz.
Oysa NEET kavramının örgün eğitim ve istihdamın yanısıra mesleki eğitim, çıraklık eğitimi, meslek kursları gibi “yetiştirme” (training) sürecini de kapsadığının altını çizmek gerekiyor. Dolayısıyla, eğer ev gençleri ile NEET kavramı özdeşleştirilecekse -ki bu tür bir özdeşleştirmeye Türkçe dışındaki dillerde rastlanmıyor (dolayısıyla “ev gençleri” kavramı “ev kadını” gibi Türkiye kültürüne özgü bir kavram olarak görülebilir)- tanımlamaya ve hesaplamaya dahil edilen gençlerin “ne eğitimde, ne istihdamda ne de yetiştirmede” yer aldıklarını vurgulamak gerekmektedir. Ancak gerek Türkiye’deki ev gençleri üzerine tutulan istatistiksel verilerde gerekse yapılan kuramsal ve uygulamaya yönelik bilimsel çalışmalarda böylesi bir tanımsal netliğe hassasiyetle uyulduğunu söylemek güçtür (Çakmak ve Yiğit, 2022).
Ev gençleri tanımında karşılaşılan bir diğer bulanıklık, farklı ulusal ve uluslararası kurumların tanıma dahil edilen yaş grupları üzerinde uzlaşıya varamamış olmalarıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) genellikle 15-24 yaş grubu için veri yayınlarken, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) 15-29 yaş grubu için veri topladığını açıklamakta, OECD ise 15-19, 20-24 ve 25-29 olmak üzere 3 farklı yaş kategorisinde veri değerlendirmesine yönelmektedir. Türkiye’nin resmi istatistik kurumu olarak TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Anketleri kullanılarak derlenen ev gençleri verileri 15-24 yaş grubunu kapsamaktadır. Özetle, ulusal ve uluslararası veri kaynaklarının birbirinden farklı yaş gruplarına yönelmesi, ev gençleri alanında ülkeler arası karşılaştırmalar yapmayı ve türdeş durum değerlendirmelerine ulaşmayı güçleştirmektedir.
Bununla birlikte, TÜİK verilerine dayanarak 15-24 yaş grubuyla sınırlı kalındığında, Türkiye’deki ev gençlerinin oranı istatistiklerinin ilk olarak yayınlanmaya başladığı 2015 yılından 2025 yılına kadar genelde #-24 arasında istikrarlı bir seyir izlediği, pandemi dönemi olarak betimleyebileceğimiz 2019 ve 2020 yıllarında ise sırasıyla & ve (’in üzerine çıktığı belirtilmelidir.
Ev gençlerinin oranından mutlak sayısına yöneldiğimizde ise, tablonun biraz daha berraklaştığını söyleyebiliriz: Eğer ev gençleri yaş sınıflamasını 15-24 arasında tutarsak toplam sayıları günümüzde 3 milyona ulaşmakta, yaş aralığını 15-29’a genişlettiğimizde ise 5 milyon gibi ürkütücü bir sayıya yaklaşmaktadır.
Son 10 yılda Türkiye’deki doğurganlık hızının, nüfus artış oranının ve genç nüfusun toplam nüfus içindeki payının azalma eğilimine girdiği bir demografik dönüşüm evresinde, ev gençlerinin oranında ciddi bir azalmaya rastlanmaması ve hatta kimi dönemlerde yükselişe geçmesi ev gençlerinin giderek ciddileşen bir iktisadi ve toplumsal meseleye dönüştüğünün işaretlerini veriyor. Farklı bir anlatımla, ülkenin nüfus artış temposunda ve genç nüfusunda tedrici bir azalma gözlenirken, mevcut gençlerin ne eğitimde, ne istihdamda ne de yetiştirmede kendilerine yer bulabilmesi, çalışma ve okul yaşamından dışlanmalarının iktisadi ve toplumsal etkileri kısa ve orta dönemde olumsuz etkiler yaratıyor. Ülkenin insani kaynaklarının etkin kullanımından uzaklaşmasının çarpıcı örneğini sunduğu gibi, bireylerin en verimli çağında toplumsal üretim etkinliğinden uzaklaşmasının getirdiği işe yaramazlık, yabancılaşma ve mutsuzluk duygularını da besliyor.
Ev gençleri veya NEET tanımının kavramsal ve hesaplama yöntemleri açısından........
