menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Süre doldu, savaşacak mıyız?

58 0
26.12.2025

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanı Erdoğan’a o mektubu altı yıl önce yazmıştı. “General Mazlum sizinle müzakere etmeye istekli, daha önce vermedikleri tavizleri verebileceklerini söylüyor.”

Altı yılda çok şey değişti. Baas rejimi devrildi. Beşar Esed kaçtı gitti. İran’ın Suriye’yle irtibatı hemen hemen kesildi. Birkaç yıl önce HTŞ’nin lideri olan Ahmed el-Şara Suriye’nin cumhurbaşkanı oldu. Şam’daki cumhurbaşkanlığı sarayını biliyorum. Şara aynı koltukta mı oturuyor?

MHP lideri Devlet Bahçeli yeni çözüm sürecini başlattığı günlerde bazı sorular soruluyordu:

“ABD’nin desteğiyle Suriye’de yarı-devlet statüsü elde eden PYD-YPG Öcalan’ı dinleyecek mi?” “ABD müttefik ilan ettiği PYD-YPG’den vazgeçecek mi?” Türkiye Cumhuriyeti’nin lisanında PYD-YPG terör örgütüydü. PKK’nın uzantısıydı. PKK’nın “kurucu önder”i Öcalan PKK’yı feshedince PYD-YPG de feshedilmiş olacak mı?

Şimdi yavaş yavaş Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkilileri de dillerini SDG kısaltmasına alıştırıyorlar. SDG, yani Suriye Demokratik Güçleri.

SDG, Bahçeli’nin önayak olduğu ‘terörsüz Türkiye’ sürecinin en önemli krizi haline geldi.

Ahmed el-Şara ve Mazlum Abdi’nin imzaladıkları 10 Mart 2025 mutabakatına göre SDG’nin 2025 sonuna kadar merkezi hükümetin kurumlarına entegre olacaktı.

2025 bitti bitecek. Mazlum Abdi hala ‘adem-i merkeziyet’ tabirini içeren cümleler kuruyor.

New Lines Magazine’de okuduğum makale SDG’nin kendisine ait bir gündemi olduğunu anlatıyor.

Makalenin başlığı “Kürtler Suriye’yi Bir Arada Tutabilir de Bölebilir de.”........

© Karar