menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye’de alarm

165 1
11.03.2025

İç savaşlardan sonra âdil, kapsayıcı ve istikrarlı bir düzen kurulamazsa, birikmiş kin ve intikam duyguları daha da vahşileşmiş olarak yeniden patlak verebilir. Suriye, böyle bir felaket ihtimaliyle karşı karşıya…

6 Mart akşamı, Lazkiye’deki Beyt Ânâ köyü sakinlerinin aranan bir şüpheliyi güvenlik güçlerine vermemesi üzerine başlayan olaylar Tartus’a da yayılarak yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği vahim çatışmalara dönüştü.

Çatışma, Şara hükümetinin güvenlik güçleriyle Esad rejiminden kalan silahlı unsurlar arasında yaşanıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, güvenlik güçlerinin 10’larca Arap Aleviyi infaz ettiğini bildirdi. Ölü sayısı 1000’i buldu.

İki açıdan bakmalıyız; biri HTŞ çatısı altında da bulunan “cihatçı” unsurlar… Öbürü despotik iktidarı kaybetmenin öfkesini yaşayan eski Baas ordusuna mensup silahlı unsurlar.

MEZHEP SORUNU

Şara hükümetinin uluslararası kabul görmesinin sebebi, ılımlı dili ve davranışlarıydı. Kıyafet değiştirmesi de böyle bir mesajdı.

Şara’nın şu sözleri önemliydi ve ben de altını çizmiştim:

“Bu mezhepler yüzlerce yıldır bu bölgede bir arada yaşıyor ve kimsenin onları ortadan kaldırmaya hakkı yok… Suriye, tek bir yöneticinin keyfi kararlar aldığı bir yönetim sistemini değil, kurumsal bir yönetim sistemini hak ediyor." (6 Aralık 2024)

21 yüzyılda Orta Çağın mezhep kavgalarından kurtulamamış tek coğrafya, maalesef İslam dünyasıdır. Tarihte Sünni mezhepler arasında bile........

© Karar