menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’ın dayanma gücü

25 0
19.06.2026

İran hakkında yapılan analizlerin önemli bir kısmı garip bir tekrar duygusu taşır. Aradan yıllar geçer, aktörler değişir, krizlerin mahiyeti farklılaşır, fakat kurulan cümle hep aynıdır:

“Bu kez İran’ın sonu geldi.”

Oysa son 45 yılın tarihi dikkatle okunduğunda görülen şey İran’ın çöküşünden ziyade hayatta kalma kapasitesidir. Elbette bu durum İran İslam Cumhuriyeti’nin başarılı bir yönetim modeli ortaya koyduğu anlamına gelmiyor. Ekonomik performansından toplumsal özgürlüklere kadar pek çok alanda ciddi sorunlar yaşadığı vakıa. Buna rağmen İran, hakkında sürekli çöküş senaryoları yazılan fakat bir türlü o senaryoların öznesi hâline gelmeyen ülkelerden biri olmayı sürdürüyor.

1979 Devrimi’nin ardından ortaya çıkan tabloya bakıldığında bu durumun kodları da açığa çıkıyor. Şah rejimi yıkılmış, devlet aygıtının önemli bölümü tasfiye edilmiş, ülkenin eğitimli kadrolarının önemli kısmı yurtdışına yönelmişti. Devrimi gerçekleştiren koalisyon da kendi içinde son derece heterojendi. Liberaller, solcular, milliyetçiler ve İslamcılar aynı rejime karşı mücadele etmişti; ancak İran’ın geleceğine ilişkin tasavvurları birbirinden tamamen farklıydı.

Henüz yeni rejimin kırkı çıkmamıştı. Kurumsal yapısı oluşmadan başlayan İran-Irak Savaşı genç cumhuriyetin karşı karşıya kaldığı ilk büyük sınav oldu. Sekiz yıl boyunca devam eden savaş yalnızca yüz binlerce insanın hayatına mal olmadı, aynı zamanda yeni kurulan rejimin bütün kaynaklarını tüketen bir yıpratma aracına dönüştü. O günlerde birçok gözlemci İran’ın bu yükü taşıyamayacağını düşünüyordu.

Savaşın ardından bu kez yaptırımlar dönemi başladı. İran ekonomisi için normal piyasa şartlarında işleyen bir düzen uzun yıllar boyunca mümkün olmadı. Sürekli kuşatma altında yaşamaya çalışan ekonomi ülkenin makus kaderi hâline geldi. Petrol gelirlerine erişim sınırlandı, bankacılık sistemi uluslararası ağların dışına itildi, yabancı........

© Karar