menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sigaranın yeniden yükselişi

23 0
29.04.2026

Bizim çocukluğumuzda bugünkü gibi bolluk olmadığı için gazoz kapakları, bilyeler ve sigara kağıtları ile oynadığımız oyunlar vardı. Sigara paketi koleksiyonlarımızla övünürdük, karton paketler daha popülerdi.

Her kâğıdın bir değeri vardı. Nadir bulunanlar çok daha kıymetli, hemen her köşede bulunabilenler daha az. Hatırladığım kadarıyla ortaya birisi değerli bir kağıt koyar, siz de ya aynı kağıdı ya da değeri toplamı kadar başka kağıtlar koyardınız. Üstünlerine bir taş konur, 10-15 metre kadar bir mesafeden atılan taşlarla bu taşı ilk vuran tüm kağıtları alırdı.

Varoşlara henüz reklam panolarının girmemişti ama ara sıra indiğimizde Ulus’un yüksek binalarının duvarlarında devasa sigara reklamları yer alırdı. Özellikle at üstündeki kovboy figürü hepimizi büyülerdi.

Çizgi filmlerde bile sigara içen karakterler vardı. Televizyonlarda, gazetelerde sigara neredeyse gündelik hayatın doğal bir parçası olarak sunuluyordu. Erkek çocuklar için sigara büyümenin ve “erkek olmanın” bir sembolüydü.

Benim ise sigaraya karşı hiç hevesim olmadı.

Babam da o neslin tüm erkekleri gibi “sigara bir yana, dünya bir yana” anlayışına sahipti. Doktorun “bırakmazsan akciğerlerin iflas eder” uyarısına verdiği cevabı yıllarca gururla anlatmıştı. Sigaraya veda ettiğinde ise iş işten çoktan geçmişti.

Çocukluğumuz duman altı odalarda geçti. Akşamları erkekler geldiğinde salonlar adeta bir kıraathaneye dönüşürdü. Yoğun bir duman tabakasının altında saatler süren sohbetler yapılırdı. O yıllarda pasif içicilik diye bir kavram yoktu. Oysa bugün biliyoruz ki çocukluk döneminde sigara dumanına maruz kalmak, yalnızca fiziksel hastalık riskini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ilerleyen yaşlarda bağımlılık davranışlarına yatkınlığı da yükseltiyor. Bağımlılık üzerine yapılan çalışmalar, erken yaşta maruziyetin beyin........

© Karar