menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ara tatiller öğretmenin nefesidir

28 0
06.05.2026

Eğitim zor iş. Sanayi İnkılabı ile birlikte kitleselleşen ve modern devletin temel kurumlarından biri hâline gelen bir sistemin içindeyiz. Bugün birçok mesleği icra etmek için klasik anlamda uzun eğitim süreçlerine ihtiyaç duyulmadığı sıkça dile getiriliyor. Okuma yazma ve temel matematik becerileriyle bireylerin kendilerini geliştirebileceği bir çağdayız. Buna rağmen çocukları uzun saatler boyunca okul sisteminin içine yerleştiriyor ve neredeyse her şeyi okuldan bekliyoruz.

Oysa eğitim bilimleri uzun süredir şunu söylüyor: Okul tek başına mucize yaratmaz.

Çocuğun gelişimi; okul, aile ve sosyal çevrenin birlikte işlediği bir süreçtir. Buna rağmen günümüzde ailelerin önemli bir kısmı, çeşitli nedenlerle çocuklarıyla nitelikli zaman geçiremediği için bu sorumluluğu büyük ölçüde okula devrediyor. Eğitim sosyolojisi bu durumu, öğrenme ve gelişim sorumluluğunun giderek aileden kurumsal yapılara kayması, yani eğitimin kurumsallaşması ve okul merkezli hâle gelmesi olarak tartışır.

Bir diğer önemli kırılma ise zorunlu eğitimin önce 8 yıl sonra 12 yıl şeklinde kesintisiz ve neredeyse “firesiz” hâle getirilmesi oldu. Öğrencilerin sınıf tekrarı yapmasının zorlaştırılması, sistemi görünürde daha “başarılı” kılarken, sınıf içi farklılıkları artırdı. Bugün aynı sınıfta öğrenmeye istekli öğrencilerle birlikte okula gelmek istemeyen öğrencilerin bulunması, öğretmenler açısından ciddi bir yük oluşturuyor.

Eğitim psikolojisi çalışmaları, öğrencinin öğrenmeye hazır olmadan sistem içinde tutulmasının hem akademik başarıyı düşürdüğünü hem de davranış problemlerini artırdığını açıkça ortaya koyuyor. Zorunlu ama isteksiz katılım, öğrenmeyi desteklemek yerine çoğu zaman ters etki yaratıyor. Bu tür sorunları çözebilecek bir mekanizma da olmayınca sorunlar daha........

© Karar