menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Samana odaklanıp eşeği kaçırmak

15 1
02.02.2026

Aidiyeti şüpheli olmakla birlikte içerdiği nükte sebebiyle Nasreddin Hoca’ya atfedilen bir fıkra vardır: Hoca, her gün iki ülke arasında eşeklerle gidip gelir. Sınır muhafızları her seferinde yükleri didik didik arar; çuvallar açılır, samanlar elenir. Ama kaçak bir eşya bulunamaz. Aradan yıllar geçer, Hoca zenginleşir. İşin sırrı sorulduğunda şu cevabı verir:

“Ben yük kaçırmadım, eşek kaçırdım.”

Bu fıkra, sistemin ve insan zihninin nasıl çalıştığına dair güçlü bir uyarıdır. Muhafızların problemi bilgi eksikliği değil, odak hatasıdır. Aradıkları şeye o kadar yoğunlaşmışlardır ki, gözlerinin önündeki asıl meseleyi göremez hâle gelirler.

Bürokrasi neye odaklanıyor?

Odaklanma çağındayız. Herkes daha iyi odaklanmaktan, daha verimli çalışmaktan bahsediyor.

Ama şu soruyu nadiren soruyoruz:

“Neye odaklanıyoruz?”

Yanlış yere odaklanmış bir zihin, ne kadar disiplinli olursa olsun bazı şeyleri ıskalar.

Bazen dikkat, gerçeği ortaya çıkarmak yerine onu örter.

İş yaşamında zaman zaman şuna rastlarız:

Prosedürler vardır, evrak kusursuzdur ama fark edilmeyen önemli kaçaklar vardır.

Çünkü saman düzgün yığılmıştır, ama eşekler birer birer gitmiştir.

Bürokrasi, düzen ve güvenlik üretmenin aracıdır. Ancak zamanla araçlar amaçların önüne geçer.

Formlar, prosedürler, kontrol listeleri ve tablolarla bir şeyler aranır, ölçülür, raporlanır.

Ama çoğu zaman şu sorular sorulmaz:

· Bu süreç gerçekten neyi koruyor?

· Asıl risk nerede?

· Kontrol noktaları geçerliliğini koruyor mu?

· Görünmeyen ama sonucu önemli derecede etkileyen kontrol dışı unsurlar var mı?

Ölçülemeyenlerin ihmal edilmesi

Denetim kültürü, doğası gereği ölçülebilir olana odaklanır.

Ölçülemeyen şeyler –niyet, etik, basiret, sezgi, ilişki kalitesi– arka plana........

© Karar