menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Son 24 yılın üçüncü kırılması kapıda mı?

21 0
11.06.2026

Son 24 yıl baştan sona, Türk siyasi tarihinin nev-i şahsına münhasır bir dönemi olarak kayda geçti bile. Bundan sonraki siyasal sistemi kalıcı olarak belirleyip belirlemeyeceğini görmek için ise birkaç yılımız kaldı.

2002 sonrasının, AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi ile ülkenin siyasal hayatında, kültürel kodlarında ve devlet yapılanmasında çok ciddi gelişmelere gebe olacağı o günden belliydi. Tabii kimse iktidar sürecinin ve tarzının buraya evrileceğini kestiremese de o gün yaşanan kırılma Cumhuriyet boyunca süren bir çevre-merkez geriliminde yeni bir aşamaya karşılık geliyordu.

2002 seçimleri 2024 yerel seçimlerine kadar sürecek bir denge inşa etti Türkiye siyaset haritasında. Türkiye’nin AB üyelik süreci, Irak savaşı, Kıbrıs referandumu, küresel ekonomik kriz, askeri vesayetin direnişi, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı, Gezi olayları, 17-23 Aralık operasyonları, Fethullahçılar-iktidar kavgası, referandumlar, Davutoğlu dönemi ve tasfiyesi, 15 Temmuz darbe girişimi, sistem değişikliği, jeopolitik krizler, doğal afetler… Sayarken bile insanın nefesini kesen, her biri ayrı travmalar… Hiçbirinin değiştiremediği denge bir yanda AK Parti’nin toplumla kurduğu güçlü ilişkiyi diğer yanda ise toplumdaki siyasi aktörlerden bağımsız keskin oy havuzlarının varlığını gösteriyordu.

Muhalefetin iktidar değişikliğine en çok yaklaştığı 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynen bugünkü genel başkanlık ısrarındaki gibi kendisini aday olarak dayatması ile başarısız oldu. Geriye dönük analizler genelde olay sonrası yaşananların tarihi tekrar yazması ile malul olsa da Kılıçdaroğlu’nun adaylık ısrarı bugün daha fazla anlam ifade ediyor. Ekmeleddin........

© Karar