menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin İran savaşı bir ayını doldururken…

26 0
26.03.2026

ABD’nin İsrail’in arkasına eklenip başlattığı İran savaşı neredeyse bir ayını doldurdu. ABD yönetiminin bazı müttefiklerine söylediği gibi 4 günde savaşın bitmesi gülünecek küçük bir hesap hatası olmanın çok ötesine geçti.

İran sadece saldıranların değil bölge ülkelerinin de beklemediği ölçüde güçlü bir direnç gösterdi. Üstelik varoluş savaşı veren rejim kendisine saldırmanın maliyetini göstermek için bir daha böyle bir adıma niyetlenenlerinin üç kez düşünmesini gerektirecek şekilde çatışmayı önce tüm Körfez’e sonra da Hürmüz Boğazı’nı kapatarak küresel ekonomiye yaymayı tercih etti ve başardı da.

İran’ın başta Suriye olmak üzere İslam dünyasının hemen her köşesindeki günahları bugün ABD ve İsrail karşısındaki pozisyonunu desteklememeyi gerektirmiyor. Devlet Başkanı kaçırarak, lider öldürerek ülkelere nizam verme çabasına Tahran’ın cevabı ironik şekilde uluslararası düzenin sürdürülebilirliğine dair önemli bir katkı.

İran bölgedeki ulus devletleri paramiliter gruplara verdiği destekle zayıflatırken kendisine yapılan saldırıdaki tutumu ile egemen devletlere yapılacak dış müdahalelere karşı güçlü bir itiraz ortaya koydu. İran’ın Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırılar da bu ülkelerin tüm mali güçlerine ve farklı aktörlerle yaptıkları savunma işbirliklerine rağmen devletlerarası ilişkilerde ve güvenlik mimarilerinde konvansiyonel parametrelerin ne kadar kritik olduğunu gösterdi.

ABD ve İsrail, İran’ın karşı saldırı kapasitesini de rejimin kendi içindeki tahkimatını da ülkenin coğrafi ve demografik ölçeğini de yanlış okumuş görünüyor. Bu ABD’nin bölgedeki ilk hatası değil. Lübnan’a asker yerleştirip çıkmasından, Irak’ı işgalinden Bağdat’ı şekillendirme stratejisine ve İran saldırısına kadar yaptığı hesap hataları Washington’a sadece bölgede değil küresel dengelerde de zemin kaybettiriyor.

Orta........

© Karar