menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı ‘uygarlığı’ insanlığın akıbetini risk altına soktu

53 0
01.04.2026

Günümüzde, insanlık olarak varlığımızın bir geleceğinin olduğundan kuşku duymamız gerekiyor; bu kuşkuyu haklı kılan bol miktarda veri mevcuttur. Kötü giden çok şey var ve insanlığın bunları çözmesi gün geçtikçe zorlaşıyor. Rusya–Ukrayna savaşı, Gazze katliamı, ABD/İsrail–İran Savaşı en yakın örnekler… Bunlar insanlığı kara kara düşündürüyor olmalıdır [Trump, parmağının altındaki kırmızı buton ile dünyaya nükleer bomba tehdidi savurmuş olabilir].

Hepsi de kandan beslenen mahlukların; Trump, Netanyahu, Hegseth, Ben-Gvir ve benzerlerinin eline düşmüş bulunan insanlığın akıbeti büyük risk altında… Öncelikle İsrail’in sahip olduğu nükleer, kimyasal vs. silahlar, -bu ülkeyi kuşatan psikolojik/dinî saplantılar dikkate alındığında- tüm insanlığı yok oluşa götürecek kadar tehlikeler taşımaktadır.

İnsanlık, İsrail ve ABD’nin sorunları şiddetle yönetmelerine izin vermemelidir. Entelektüel ve ekonomik kapasitelerini düşünürsek dünyada barışı sağlayacak kadar güçlü olan Avrupalılar, dilerim, İspanya’yı ahlâkî duruşunda yalnız bırakmazlar. Fakat Orta Doğu’da yaşanmakta olan savaş, şimdiki halde Avrupalıların, haksız savaş karşısında kararlı bir irade ve cesaret taşımadıklarını, ‘haksızlık karşısında susan şeytan’ olmayı sürdürdüklerini göstermektedir.

Artık hepimiz, küçülen dünyamızda, etnik, dinî, ideolojik vb. aidiyetlerimizi insanlık ortak noktasında buluşturmaya mecburuz. ‘Dünya vatandaşlığı’ ütopik bir vizyondur; ama ‘dünyanın global bir köy haline geldiği’ gerçeğini düşünürsek, çağımızda ‘dünya vatandaşlığı’nı hayatımızın son aidiyet halkası olarak görmeye ihtiyacımız........

© Karar