Hukuk yoksa yatırım yok, yatırım yoksa ekmek yok…
İktidarın ve özellikle Mehmet Şimşek’in umut verici söylemlerine rağmen, 2018’den bu yana yaşadığımız derin ekonomik krizden çıkış için ufukta henüz bir ışık görünmüyor.
İrrasyonel ekonomik politikalarının ve hukuk devleti anlayışını inkar eden zihniyet yapısının Türkiye’yi mahkum ettiği sefalet tablosunu ayrıntılı olarak tarif etmeye hiç gerek yok. Türkiye’nin neredeyse yarısının açlık sınırının altında yaşadığı gerçeği, başka bir tarife ihtiyaç bırakmıyor çünkü…
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV)’ın istihdam verileri bu acı gerçeğin altını net bir şekilde çiziyor. TEPAV’ın 2026 verilerine göre, son 6 ayda istihdam 1 milyon 75 bin kişi azalmış bulunuyor. En büyük kayıp ise imalat sanayii ve tekstilde.
İstihdam piyasasındaki bu kriz hem SGK hem de TÜİK verileriyle gözler önüne serildi. SGK kayıtlarına göre sadece bir ayda zorunlu sigortalı çalışan sayısı 324 bin kişi azalırken, bu şok dalgası TÜİK verilerinde “geniş tanımlı işsizlikte yüzde 31,5’lik tarihi rekor” olarak kendini gösterdi. Finansal Analist İnan Mutlu, SGK verilerine dikkat çekerek sosyal medya hesabından “Müthiş bir işsizlik tsunamisi geliyor” uyarısında bulundu.
Bu tablo bize, istihdam imkanları yaratacak yeni yatırımların yapılmadığını, mevcut yatırımların da verimli çalışmadığını söylüyor.
İşsizlik artışındaki ürkütücü tablo dikkate alındığında, ekonominin en hayati göstergesi olan “güven” duygusunun kaybolduğu, bu yüzden de iş insanlarının istihdam yaratacak yeni yatırımlara cesaret edemediği gerçeğini ortaya koymaktadır. Doğal olarak içeride hal böyleyken, hukuk güvencesinin olmadığı bir ülkeye........
