menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fotoğraf çektirmeme hürriyeti

27 0
yesterday

Vaktiyle “geleceğin filozofu” diye gördüğüm bir akademisyen tanımıştım. Doktora yapıyordu ve evli değildi. Darbelerin ve yolsuzluk söylemlerinin atbaşı gittiği bir seçimde “Boş mu atsak?” dediğimde, “Oy pusulasına, ‘Darbeye de yolsuzluğa da karşıyım.’ yazalım.” demişti. Şüphesiz bu, sonucu etkilemezdi. Bizim açımızdan önemliydi. Yıllar sonra yine karşılaştık. Durduğum yeri merak ediyordu. Ortak eleştirilerimiz vardı yine ama daha temkinliydi. Evlenmişti. Son karşılaşmamızda ise iktidar eleştirisinin Müslümanca olmadığını, memleketin ve âilenin huzûrunu bozduğunu söyledi. Laf arasında evde oturan eşinin paraşütle indiği görevi duyunca bu değişimin sebebini anladım.

“Yazık oldu. Bir filozof doğacaktı, düşük yaptı.” diye meseleyi anlattığım bir büyüğüm, “Gözünde büyütmüşsün. Felsefeyi kim kaybetmiş de o adam bulsun?” dedi.

Bu fikre tam katılmıyorum. Felsefenin peşinde olan biriydi. Aristo aklıma geldi. Hanımıyla mutlu olan veya olmak isteyen adamdan filozof olmazmış. Mezkûr akademisyen de hanımıyla çocuklarıyla mutluluğu seçmişti.

Kızıl Goncalar’ın bir bölümünde âile-dâvâ tartışması........

© Karar