menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaybettiğimiz eşeği bulduk diye bir sevinç, bir sevinç…

19 0
latest

Tam adı “Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası.” Biz onu İngilizce kısaltması olan CAATSA adıyla daha çok biliyoruz.

Amerikan kongresi bu yasayı 2017 yılında, Donald Trump’ın birinci başkanlık döneminde çıkardı.

Türkiye bu yasa kapsamında yaptırım uygulanan ülkeler sınıfına 2020 yılı sonlarında, Donald Trump görevi bırakmaya hazırlanırken dahil edildi.

Türkiye’nin Savunma Sanayii Başkanlığı ve dönemin Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir yaptırım altına alındı; Türkiye bu yasa kapsamında F-35 program ortaklığından çıkarıldı. Üretilmiş, Türkiye tarafından da parası ödenmiş, kuyruğuna Türk bayrağı işlenmiş, hatta bazı pilotlarımızın üzerinde eğitim uçuşlarını tamamladığı 5 adet F-35 uçağı hangara çekildi, 6 yıldır hangarda duruyor.

Şimdi, Türkiye’ye bu yaptırımları kendi imzasıyla uygulayan Amerikan başkanı Ankara’ya geldi, bir temenni cümlesi kurdu, “Yaptırımları kaldırmalıyız” dedi, hangarda duran 5 adet F-35 için belli belirsiz bir vaatte bulundu.

Türkiye’de bir sevinç bir sevinç görmeyin.

Oysa ortada sevinecek hiçbir şey yok.

Birincisi, CAATSA yaptırımlarının kalkması Trump’ın elinde olan bir şey değil. O yasa orada durdukça, maalesef yaptırımlar da duracak. Çözüm Trump’ta değil Kongre’de.

Bu yaptırımlar, Türk savunma sanayiinin önündeki en büyük engel. Bakın daha dün açıklandı, NATO’nun toplam savunma sanayii harcaması 1,8 trilyon dolar olacak. Türkiye bu pazarın yüzde 1’ini bile alamıyor. Yine dün Savunma Bakanı açıkladı, Türkiye’nin toplam savunma sanayii ihracatı 10 milyar dolar. Bu ihracatın büyük bölümünün Afrika ülkeleri gibi, Ukrayna, Pakistan, Endonezya gibi NATO dışı ülkelere olduğunu biliyoruz. Amerikan yaptırımlarından korkmadan bizden alım yapan NATO ülkesi İspanya bir tek.

Oysa NATO’nun pazarından yüzde 5 alsak 90 milyar dolar eder.

NATO pazarından alamadığımız gibi Avrupa Birliği pazarından da bu potansiyel payı alamıyoruz; bir sebebi yine CAATSA yaptırımları. O yüzden Türk şirketleri gidiyor Avrupa Birliği sınırlarında şirket kuruyor, bir kısım üretimini bu ülkelere taşıyor, o sayede AB’nin savunma pazarından pay almaya çalışıyor. İşte bakın Baykar gitti İtalya’da şirket satın aldı. Almanya’da, Bulgaristan’da, Çekya’da savunma sanayii şirketi satın alan yatırımcılar biliyorum.

Dünya çapında ekonomik........

© Karar