Üniversite: Girmek mi zor çıkmak mı zor?
Amerikan AID kurumunun, Şah İran’ı hakkında yazdığı bir raporda okumuştum. “Gelen her hükümet reform hükümeti olduğunu ilan ediyor.” deniyordu. Bizim Millî Eğitim uygulamalarını hatırladım nedense. Orada da her iki bakandan biri reform yapacağını ilan ederdi, ediyor. Bizde reformlar sıkçadır. Hâlâ oluyor. “İyi de çeyrek asırdır iktidardasınız, formu kim, ne zaman bozdu da re-form yapmak gereğini duydunuz?” diye sormak kimsenin aklına gelmiyor. Mamafih bu iktidardan önce gelenler de Millî Eğitimde reformu çok severdi.
Derken Çin’den, gayetle radikal bir haber geldi. Çin Xinhua Ajansı, önümüzdeki eğitim yılında Çin üniversitelerinin 12.200 programı kapatıp 10.200 yeni program açtığını bildirdi. “Program”, üniversite eğitiminde bir ana dal anlamına geliyor. Yani alınan bir diploma… Bu sayılar, ülkenin üniversite programlarında 0 civarında bir değişiklik demekmiş.
Aynı haberde, genç işsizliğinin Çin’de olduğu bildiriliyor. Bizde nedir diye baktım. Biraz altındayız, ,5 gibi. Ama mesela genç kadın işsizliği bizde . Bizdeki iki oran da OECD ortalamasının üstünde.
TEMİZ, MAKUL VE YANLIŞ
İşgücü talep projeksiyonlarına göre üniversite programlarının ve program kontenjanlarının belirlenmesi, öyle boş zamanlarda eğlence olsun diye çözülecek problemler değil. Zengin veri, bilgi ve tecrübe gerekiyor. Tam bir Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) işi ama biz DPT’yi kapattık değil mi? DPT yoksa bu konuyu da piyasanın arz-talep dengesine bırakmak lazım. Gerçi DPT olsa da aslolan arz-talep dengesidir ama o dengenin ne olduğunu ve nereye eğilim gösterdiğini, DPT gibi analiz yapan kurumların bize söylemesini bekliyoruz.
Eğer aklınıza bu konuyu bir vuruşta........
