İftar sofrasında davetiye
Ezana bir dakika vardı. İki kişiydik. Kapıdan çevrildik. “Davetiyeniz yok, sizi alamayız” dediler.
Yıllar geçti. Ama o cümle hâlâ kulağımda.
Bu hatıra benim için Ramazan hilali gibidir. Her yıl yeniden görünür; unutulmasın, hatırlansın diye.
Her Ramazan’ın ilk günü bu hatırayı paylaşırım. Adını da saklamam. O gün kapısında durduğumuz yer: Birlik Vakfı.
Bu yıl yine paylaştım. Beklediğim gibi olmadı. Meseleyi tartışmak yerine şahsımı tartışan yorumlar geldi. Hakaretler, ithamlar… “Takıntılısın” diyenler oldu. “Bedava yemek mi bekliyordun” diye soranlar…
Oysa mesele hiçbir zaman yemek olmadı.
Mesele, bir kurumun değil, bir zihniyetin dönüşümüdür.
Mesele, vakıf dediğimiz yapının ruhudur. Vakıf dediğimiz şey, malı........
