Uyuşturucu baronları yanlış yerlerde aranıyor
Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul’da Başsavcı’yken uyuşturucu operasyonlarının artık tedarikçilere doğru büyüyeceğini açıklamıştı. Hani Fenerbahçe Başkanı gözaltına alındığındaydı...
Ondan sonra Türkiye’de bir baron yakalandı, hiçbiri yakalanmadı değil ama o da İspanyollar gemisine 10 ton uyuşturucuyla el koyunca.
Sansasyonel uyuşturucu operasyonları, kısa bir aradan sonra yine kaldığı yerden yani ünlüler üzerinden sürüyor. Son dalgada Galatasaray ve Beşiktaş eski başkanlarıyla mankenler, oyuncular toplandı.
Bıraktığımız yerdeyiz, sorular değişmedi.
Suçla mücadele ediliyor, suçlananların kendisiyle edilmiyorsa... Neden baronlar, torbacılar yerine ünlü kullanıcıları aramakla başlandı ve öyle devam ediyor?
Uyuşturucu karteli, fuhuş çetesi denince akla birlikte kullananlar, grup halinde partileyenler gelmez. Satıcı, dağıtıcı, tedarikçi ağları gelir.
Uyuşturucuyu örgütlü kullananlar karteli, yetişkinler arasında rızaya dayalı fuhşu organize yapanlar çetesi duyulmuş şey değil.
Yine de kullanıcı örgütleri, yoz ve sapkın ilişki çeteleri kovalamakta, çökertmekte ısrar ediliyor.
Yer, paylaşma, ortam temini iddiasıyla ev sahibine baron, ahlâk dışı partilemeye çağırana da örgüt lideri gibi suçlamalar yöneltilmesi alışıldık mı?
Gözaltına alınan ünlü simaların henüz hakim karşısına bile çıkarılmadan, suçları kesinleşmişcesine baştan afişe edilmesi de hak ihlâli eleştirilerine yol açıyor.
Lekelenmeme hakları ne olacak, ya adli tıp testleri olumsuz sonuçlanır ve uyuşturucu kullandıkları........
