Susuzluk üzerinden siyaset yapılır mı?
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa gibi illerde barajlar suyunu çekti. Bir özellikleri daha var, CHP'li belediye başkanlarınca yönetiliyorlar.
Bütün yaz, CHP'li büyükşehirlerde susuzluk tehlikesinin kapıya dayandığı haberleriyle geçti. Kış geldi, barajlar hâlâ tehlikeyi atlatacak seviyelere yükselmedi.
Halkın ve esnafın artık isyan noktasına geldiğini duyurmak için İzmir, Bursa, İstanbul ve Ankara'daki su kesintilerini müjde bekler gibi bekleyenler sır değil.
Bu kış barajları dolduracak kadar yağmaz inşallah, ne olur Allah'ım dolmasın, diye sevinç ve umutla bazılarının el çırpmadığı kalıyor.
Şu tartışmayı buraya taşımıştım:
Belediyelerini AK Parti alsa susuzluk kapılarına dayanmayacak, bereketi kaçmayacağı ve ilahi tokatla cezalandırılmayacakları için daha mı çok yağış alacaklardı? Hayır.
İşte o zaman iktidar, AK Parti'li belediyelerin imdadına yetişip baraj ve altyapı yatırımlarına daha fazla destek vermeyecek, gerekli tedbirleri almayacak, kestintileri önlemede yardımlarına canla başla koşmayacak mıydı? Aksi düşünülemez sanırım.
Bunların yetmediği yerde dış güçlerin iklim silahıyla saldırısı, Siyonist ve emperyalist bulut hırsızlarının yağmurlarımızı çalması sorumlu tutulmayacak mıydı? Bittabii. Sel, deprem âfetleri gibi geçmiş örneklere bakınca dünkü mazeretleri, yarınkilerin de teminatı olsa gerek.
O da olmazsa kuraklık ve kesintilerin kapıya dayandığı, artık halkı bunaltmaya başladığı haberlerini bu........
