menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye için İsrail tehdidi arttı mı azaldı mı?

78 0
02.03.2026

Başlıktaki soru acaba tam da bugün, bizim devlet yetkililerinin masasına geldi mi?

Malum, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim’de Meclis’in açılışındaki konuşmasında, ardından, yaşanan süreçteki etkinliği bilinen Devlet Bahçeli, “İsrail’in Türkiye’ye yönelik tehdit olduğu”nu ısrarla belirttiler. “İç cephe tahkimi” yaklaşımı da o günlerde dillendirilmişti.

O günlerde İsrail, Gazze vahşetiyle ve Suriye’deki aktivitesi ile gündemdeydi.

Ve şimdi İran vuruldu. Aslında bu son vuruş değildi, Haziran’da 12 gün savaşı diye nitelenen olayda da yine ABD – İsrail iş birliği ile İran’ın birçok yöneticisi katledilmişti. Son saldırıda dini diler Hameney ve Trump’ın ifadesiyle 35 İran’lı yönetici katledildi. Savaş İran’ın bölgedeki ABD – İsrail müttefiki Arapları da içine alan karşı hamleleriyle sürüyor.

Malum, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, “Nil Nehri'den Fırat Nehri’ne uzanan bölgede "İsrail’in Tevrat'a dayalı hakkı olduğunu" iddia ederek, "Hepsini alsalardı iyi olurdu" dedi. Yine malum, işaret edilen yerlerin bir kısmı Türkiye sınırları içinde.

Acaba Huckabee’nin sözleri Ankara’da densiz bir evanjelistin haddi aşan çıkışı olarak mı okundu, yoksa “İsrail tehdidi” konseptinin uzantısı olarak mı kayda geçti?

Merhum Erbakan’ın hafta içinde CHP lideri Özgür Özel tarafından hatırlatılan “Önce Irak’ı vurdular, ardından Suriye’ye sıra gelecek, sonra İran’ı vuracaklar, sonra sıra kimde?” sözleri “retorik” bir anti - siyonizm yansıması mı idi yoksa, reel bir tehdit öngörüsü mü?

Ben konferanslarımda çok atıf yaptım. Sovyetler dağıldıktan sonra NATO’nun yeni konseptine ilişkin epeyce toplantı yapıldı. Varşova Paktı dağıldığına göre, ona karşı kurulan NATO’nun yeni misyonu ne olacaktı?

Yeni konsept toplantılarında enerji bölgelerinde yükselen islâmî hareketler “İslâm........

© Karar