Sürecin düğümlendiği nokta bu olmasın
Bahçeli süreçte oldukça cömert yürüyor: “İki Ahmet göreve, Demirtaş evine ve Öcalan umuda…”
“Barış güvercini tek kanatlı uçmaz, Öcalan üzerine düşeni yaptı…” sözü de ona ait. Yani “Biz de üzerimize düşeni yapmalıyız.”
Zaten bu işi “Öcalan’la götürme” çıkışını da onun cesaretine borçluyuz!
Meclis’te oldukça geniş kapsamlı bir temsile sahip Komisyon çalıştı, çalıştı ve altında oy birliği imzası bulunan bir rapor çıkardı. Rapor Başkan Kurtulmuş’un elinde bekliyor.
Komisyon kararında yer alan “AYM, AİHM kararları derhal uygulansın, kayyımların yerine seçilenler getirilsin” gibi talepler ayrı kanun çıkarılmasına bile gerek kalmadan uygulanabilecek şeyler.
Ama rapor üzerindeki blokaj sürüyor. Süreç ilerlemiyor. DEM biraz da el yükselterek bastırıyor, Öcalan “iş kontrolden çıkabilir” gibi zorlamalar yapıyor, ama “İrade” çıkmıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile “sürecin enfekte edilmesi” riskinden bahsetti, bu niyetteki kötü odaklara işaret etti, “buna müsaade edilmeyeceği”ni söyledi, ama süreç durup duruyor.
Rivayet o ki, silâhlar tam bırakılmadı. Peki bundan Bahçeli’nin haberi yok mu da o süreci ilerletmeye çalışıyor?
Belli ki blokaj İttifak’ın Ak Parti ayağında, orası da gözünü Cumhurbaşkanı ve Ak Parti genel başkanı Tayyip Erdoğan’a kilitlemiş durumda. Oradan “İlerleyin” gibi bir “talimat” gelmeden grup adımını atmaz, bu belli.
Peki orasındaki hesap nedir? Ki o hesap netleşmeden sürecin bedelini üstlenmek zor görünüyor?
Sürecin “Terörsüz Türkiye” söylemine destek var. Kim istemez “Terörden arınmış” Türkiye’yi?
Süreç bir yandan “Öcalan sembolizmi” ile yola koyuldu,........
