menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

O’nun ışığı içimizi aydınlatıyor mu?

102 0
25.08.2026

Tabiatında “kendini müstağni görünce azgınlığa yönelmek olan insanoğlu”na (Alak, 6-7) her işe başlarken “Rahman ve Rahim olan Allah’ı - yaratıcısını” hatırlatan ve “Dikkat et, seni O yarattı, O rahmandır, o rahimdir, sana varlığı, gücü – kuvveti veren O’dur, O’nu unutma, her an yanında Rahman ve Rahim olan Allah bulunsun” terbiyesi verendir O.

Çünkü O’nu gönderen Kudret, O’na “başka bir amaçla değil” “ancak âlemlere rahmet olmak” gibi engin, adeta sınırsız bir karakter lütfetmiştir. (Enbiya, 107)

Âlemlere rahmet lâzımdır, âlemler rahmetle ayakta durur, fesat ve zulüm alemleri çökertir, kıyametini hazırlar alemlerin…

Böylesine bir misyonu yüklenebilmek için O, “Yüce bir ahlâkla donatılmıştır.” (Kalem, 4)

Bu, insanoğlu var oldukça, insanın azgınlaşma potansiyeli var oldukça bitmeyecek bir misyondur. İnsanoğlunun bulunduğu her yerde ve bütün zamanlarda varlığı zaruri bir misyondur.

Mehmet Akif’in “Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta – Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi” diye anlattığı zamanlarda geldi O, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü, kadınların aşağılandığı, malı – mülkü dağlar gibi olanların, sülâlesi güçlü olanların her şeye sahip olduğu, her türlü zulmü uygulayabildiği bir dünyada, kız çocuklarını kurtardı, zulme uğrayanlara kol – kanat gerdi, en önemlisi insanı insan haysiyetine kavuşturdu.

“Yufka yürekli Müslüman” O’nun inşa ettiği insanın tanımıdır.

Bugün… Arif Nihat Asya’nın........

© Karar