menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaşadığımız bozgunun merkez üssü

11 0
21.05.2026

On beş yıl önceydi. Kavga Günleri kitabımda yeni muktedirlerin davranışlarının sistematiğini nitelemek için din dilini kullanarak “nifak siyaseti” demiştim. Bazı dostlarımız o zaman ağır bulmuşlardı. Şimdi yetmez diyorlar. Çünkü dinden yürüyenlerimizin hemen tamamına yakını, Allah adıyla ve Allah adına konuşarak yanlışlarını da Allah’a yüklüyorlar. Sorumsuzca hüküm verme, yargılama ve hakka girme başta, dedikodu, gıybet, iki veya çok yüzlülükle görünüyorlar.

İnsan söz konusu ise sözü özellikle ince eleyerek söylemek gerekeceği açıktır. Fikir söylenecek veya yorumda bulunulacaksa merkeze kendini alan(ego-nefis) kesin yanlıştadır. Bizde en çok olan da budur. Din iman veya başka aidiyet gösterişi o egoya sürülmüş soslardır. Bu bakışla, dinden yürüyen adı şu veya bu olan grupların pıtırak gibi yayıldıkları ve kötülük yaydıkları rahatlıkla söylenebilir.

Sözü dosdoğru söylemeye mecburuz: Merdiven altı, dinden yürüyenleri yalana-dolana alıştırdı. Sisteme karşı giriştikleri gizli-saklı hareketlerde sahtelik yol oldu. Alışkanlık huylaşabilir. Kolay değişmez. İnsanlar ve olaylar hakkında o kadar rahat hüküm veriyorlar ki dinin en çok sakındırmaya çalıştığı işlerdir. Kâfir(mülhid, zındık) ilan etmeye kadar varıyorlar. Tanrı’nın kimseye vermediği gücü ondan da sanki zorla almış görünüyorlar.

Yaşadıklarımız içinde bu durum tek başına her şeyi bozmaya yetecek bir sapma ve sapkınlıktır. Toplum düzeninin temeline dinamit koymaktır. Buradan gidenin gücü ele geçirince yasak tanımamasına, tek ölçünün kendisi oluşuna şaşılmaz. Hoşuna gitmeyen bir durum karşısında hemen suçlamaya, karalamaya, iftiraya sapması, yapabileceklerini gösterecek en basit davranış halidir.

Evet dinden........

© Karar