Kurumsallaşan “Siyasi Ahlaksızlık”!
Güzel Türkçemiz doğurganlığının yanında çarpıcı kısa anlatımlarla da büyük bir varsıllık barındırmakta. Halkımızın kıvrak zekasıyla çok söz yerine az sözle çok şey anlatma, düşündürme becerisi kısa anlatımların temel özelliğidir. Çok söz yerine çok işi çağrıştıran doluluklarıyla dilimizin bir başka güçlü yanını gösterirler. Bu anlatımların en özlü olanları, kimi atasözleri, deyimler ve özdeyişlerdir. Duygu ve düşüncelerin aktarımında, kavratılmasında, içselleşmesinde uzun anlatımlar yanında kısa ama nitelikli içerikleriyle bellekleri sarsmaya yetecek kadar da güçlüdürler.
Ben bugün bunların birkaçından hareketle içinde bulunduğumuz “siyasi çürüme” durumuna bir kez daha dikkat çekmek istedim. Çok iddialı olsa da adım adım yükselen ancak son günlerde zirve yaptığını düşündüğüm yolsuzluklara “kurumsallaşan siyasi ahlaksızlık diye bakmanın doğru olacağı düşüncesindeyim.
“Çivisi çıkmış” sözü çoğu zaman olumsuzluklar için söylenir. Bir düzenin/yapının/sistemin işlemeyişi için kullanılan çarpıcı söz. Kural, yasa, hukuk, gelenek, teamül tanımamak… Yönetim anlayışının kurallarının ilgili yöneticiler tarafından fiilen belirlenip uygulanması… Kurumsal ve yapısal nitelikleri esas almayıp kendi öznel ve çıkarcı pratiğini geliştirmek… Giderek bunun da sürekli duruma getirilerek sistemleştirmek, geniş kesimlere kabul ettirip kanıksatmak… Bu aynı zamanda bir siyasi etiği/ahlaksızlığı da kurumsallaştırma süreci olmayacak mıdır, zaman içinde?
Bir diğeri, “Cılkı çıkmak”. “Cıvığı çıkmak” olarak da kullanılır değişik yörelerde. Bir işin, durumun ya da malzemenin kontrolden çıkarak bozulmasını, ölçüsünü ve düzenini/sistematiğini yitirip yıpranmasını karşılar. Tam burada hemen akla “cılkı çıkan sistem” -“cıvıklaşan” da........
