menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MİLLİ KÜLTÜRÜN KALKANI

12 0
16.02.2026

Bugün Türk toplumu ve gençliği, sınır ötesinden gelen orduların değil, ekranlardan sızan, damarlara enjekte edilen ve zihinleri esir alan çok boyutlu bir kuşatmanın altındadır. 25 milyonluk devasa bir öğrenci hazinesine sahip olan Türkiye’nin asıl meselesi; bu hazineyi "milli bir şuur" refleksiyle koruyup, gelecek asırlara ve kuşaklara taşıma sorumluluğunu asla ertelemeden yerine getirmesidir.

Teknoloji, bugün sadece bir araç değil, kendi kültürünü dayatan bir "yaşam biçimi" haline gelmiştir. Bu dijital istila karşısında milli kültürümüzü pasif bir hatıra olmaktan çıkarıp, dinamik bir savunma hattına dönüştürmeliyiz.

Maturidi’nin akıl ve iradeyi merkeze alan öğretisi burada rehberimiz olmalıdır. Maturidi’ye göre insan, aklıyla hakkı batıldan ayırmakla mükelleftir. Gençlerimize sadece teknolojiyi "tüketmeyi" değil, Mete Han’ın disiplini ve Timur’un stratejik dehasıyla teknoloji üzerinde "hakimiyet kurmayı" öğretmeliyiz. Kendi milli yazılımımızı ve kültürel içeriklerimizi üretmezsek; başkasının mutfağında pişen dijital zehirle beslenmek zorunda kalırız.

Gençliği ekranlara hapseden temel sebep, gerçek hayatta bulamadıkları "aidiyet" ve "heyecan" duygusunu sanal dünyada aramalarıdır.

Mevlana der ki: "Testinin içinde ne varsa dışına o sızar." Eğer biz gencin gönül testisini; Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını bir........

© Karadeniz'de sonnokta