menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İklim haberleri ne kadar anlaşılır?

44 0
19.03.2026

İklim krizi, küresel bir sorun olarak her geçen yıl kendini daha fazla hissettiriyor. Kuraklık, aşırı sıcak ve soğuklar, hortum ve seller, orman yangınları dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın hayatını olumsuz etkiliyor.

Krizin etkileri küresel olsa da “iklim bilgisine” erişim o kadar da küresel değil. ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Climate Cardinals’in Ocak 2026’da, “Küresel İklim Bilgisine Dilsel Erişim Çerçevesi” başlığı ile yayımladığı rapora göre, bunun nedeni “dil bariyeri.”

Dünyada yedi binden fazla dil konuşulmasına rağmen, bilimsel yayınların yaklaşık yüzde 98’i İngilizce dilinde. Oysa dünya nüfusunun yalnızca yüzde 18’i İngilizce konuşabiliyor. Bu durum, iklim değişikliği hakkında üretilen bilgiyi dünyanın büyük bir bölümü için erişilemez kılıyor. Buna göre; milyarlarca insan, hayatlarını doğrudan etkileyen iklim politikaları, bilimsel bulgular ve afet uyarıları hakkında kendi dillerinde bilgiye erişemiyor.

Climate Cardinals’ın bir amacı da iklim değişikliği hakkında üretilen bilginin farklı dillere çevrilmesini sağlamak. Onlara göre bu durum bir “iklim adaleti” meselesi. Çünkü iklim krizinden en çok etkilenen toplulukların önemli bir kısmı, küresel iklim tartışmalarının yürütüldüğü dilleri konuşmuyor.

AFRİKA 130 DİL KONUŞUYOR, AMA UYARILAR İNGİLİZCE

Raporda yer alan örnekler eşitsizliği açık biçimde gösteriyor. Afrika Boynuzu olarak bilinen Eritre, Cibuti, Somali ve Etiyopya’nın oluşturduğu bölge, 2020’den beri kuraklık ve kıtlıkla mücadele ediyor. Toplam 36 milyon insanın yaşadığı bölgedeki topluluklar ise kuraklıkla mücadeleyle ilgili hayati bilgilere ulaşamıyor. En büyük nedeni, 130’dan fazla dilin konuşulduğu bölgede, kuraklık uyarılarının yalnızca İngilizce veya tek bir resmi dilde yayımlanıyor olması.

Rapora göre dil bariyerinin üç önemli sonucu var:

İlki, bilgiye erişim eksikliği. Afrika Boynuzu’yla aynı nedenlerden dolayı Güney Asya ve Latin Amerika’da yaşananlar, bilgiye erişim eksikliğinin nelere mâl olacağını en somut göstergelerinden biri.

İkincisi, karar alma süreçlerinden........

© Journo