menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kahve kupaları, ofis şakaları ve yetişkinliğin o meşhur sancısı: Arkadaş kalabilmek

13 0
29.03.2026

Televizyon dünyası bize arkadaşlığın aslında ne kadar "kolay" olması gerektiğini öğretti.

Canımız mı sıkıldı? Friends ekibi gibi, sanki bizden başka kimse yaşamıyormuşçasına boş duran o meşhur turuncu koltuğa, Central Perk’e sığınırız. İş yerinde tahammülümüzün sınırları mı zorlanıyor? The Office’teki Jim ve Pam gibi, kelimelere dökülmeyen o meşhur "ofis bakışını" kameraya atarız ve her şey bir anlığına düzelir. Hatta en kötü ihtimalle, How I Met Your Mother’daki gibi her akşam aynı masada, aynı insanlarla, hayatımızın en büyük hikayelerini anlatacağımızdan eminizdir.

Ancak gerçek hayat, 20 dakikalık bir sitcom seti gibi kusursuz ilerlemiyor. Kahkahalar arkadan gelmiyor ve bazen o masalar boş kalıyor.

ARALAR BOZULUNCA: "YENİ BİR JOEY" BULMANIN VAHŞİ DOĞASI

Bazen en yakınımız dediğimiz insanlarla yollarımız ayrılır. O eski, iç ısıtan "ofis şakaları" bir yerden sonra bayatlar. Ortak zevkler değişir, öncelikler başkalaşır ya da bazen sadece hayatın o amansız gürültüsü araya girer. İşte asıl mesele o zaman başlar. Yetişkin biriyken yeni bir arkadaş bulma çabası.

Yirmili yaşların başında herkes potansiyel bir arkadaştı; bir konser kuyruğu ya da bir okul kantini saniyeler içinde yeni bir bağ kurmaya yetiyordu. Şimdi........

© İz Gazete