menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küfründe Muhlis

16 0
02.02.2026

TOPRAKLA uğraşmayı küçük yaşlarından itibaren severdi. Çamurdan evler yapar, aralarında komşuluklar oluştururdu. Onları isimlendirir, vakti geleni uygun bulduğu ile evlendirirdi. Yeni çiftlerin de çocukları olurdu. Muhayyilesindeki mahalle bu şekilde yaşayıp giderdi.

Kurgucu bir yanı olduğu daha o zamandan belliydi. Hayali mahallenin muhtarı görüyordu kendisini. Kimsenin ismini unutmadığı gibi dertleriyle de ilgileniyordu. Kısacası zihninde oluşturduğu insanları çamurdan yaptığı mikro evlerde yaşatıyor, hikâyeler yazıyordu.

GÖZLEM yeteneği yüksekti. Hayali boyunu aşıyor olsa da altından kalkıyordu. Çevresinde gördüğü yaşam olaylarını kendince yeniden planlıyor, eksiltiyor veya çoğaltarak hayali karakterlerine giydiriyordu.

Kimi zaman uyum içinde yaşayan bu hayali köyün sakinleri kimi dönemlerde de nereden çıktığı tam bilinmeyen, sebebi anlaşılmayan bir şekilde çatışmacı olabiliyordu. Bu şekilde karşıtlık üreterek dinamizm kazandırmaya çalıştığı belliydi.

İlkokul yıllarında öğretmeninin teşvikiyle başlayan okuma serüveni lise dönemlerinde de kasabada sürgit devam etti. Herkes akranlarıyla vakit öldürmeyi marifet sayarken o dizini kırıp abonesi olduğu kütüphanede dirsek çürütüyordu.

Okumadığı edebi tür yoktu. Kısa hikayelerle başladığı okuma yolculuğuna çeşitleme yapmak bakımından klasik romanlar da eklemişti. Evvela bu toprakların kokusuna aşina kalemlerin vücuda getirdiği kitapları suya susayan bir insanın hasretiyle içer gibi okudu. Ardından değer verdiği bu kalem erbaplarına muhalif olanların metinlerini de aynı ciddiyetle ele alıp notlandırdı. Tarafgirlik girdabına sürüklenmedi. Taraf tutmadı. Metinleri yarıştırmadı. Sadece anlamaya çalıştı. Bağlamlarını çözmek için çaba........

© İstiklal