Beyoğlu’nun 60 Yıllık Esnaf Lokantası
Beyoğlu, tarihi sokakları, taş döşeli yolları ve eski binalarının yansıra zamanın içinden süzülüp gelen hikâyeleriyle de yaşar. Bu hikâyelerin bazıları bir kapının eşiğinde başlar, bir tencerenin buğusunda devam eder ve bir kaşığın ucunda hatıralara karışır. İşte “Beyoğlu Esnaf Lokantası”, tam da böyle bir hikâyenin yaşayan hafızası.
1967 yılının İstanbul’u…
Henüz bugünkü kalabalığın ve telaşın tam anlamıyla şehre sirayet etmediği, ama Beyoğlu’nun yine de kendi içinde bir yoğunluğunun devam ettiği yıllar. Asmalı Mescit’in o dar sokaklarından birine yerleşen bu mütevazı lokanta, açıldığı ilk gününden itibaren damaklarda iz bırakmakla kalmayıp kalpler arasında köprü kuran bir dostluk durağı oluyor. O günden bugüne geçen yaklaşık altmış yıl, mekânın duvarlarına sinmiş; her masa ve her bir sandalye bir nevi bu zamanın tanığı olmuştur. Başlangıçta küçük bir esnaf lokantası olarak açılan bu yer, zamanla bir miktar büyümüş; yan dükkânın da katılımıyla bugünkü haline ulaşmıştır. Ama büyürken de ruhunu korumayı seçmiştir. Bugün aynı anda 100’ü aşkın insanı ağırlayabilen bu mekân, hâlâ bir mahalle lokantası samimiyetini taşır.
Günümüzdeki temsilcisi “Emre Kaya”
İşletmenin ortaklarından Emre Kaya, bu hikâyenin günümüzde yeni nesil temsilcisi. Onun dilinde lokanta, bir ticari işletmenin ötesinde geçmişten devralınmış bir emanettir. Bir zamanlar Tekirdağ’ın Saray ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Kaya’nın yolu, kaderin ince bir dokunuşuyla bu mutfağa düşmüş; o da toprağın kokusunu, hayvanın doğallığını ve emeğin değerini alıp bu sofraya taşımıştır. Onun için büyümek; yeni şubeler açmak, tabelayı çoğaltmak değil… Aynı lezzeti, aynı samimiyetle sürdürebilmektir.
Mutfağın........
