menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk Milleti ile Birlik, İrade ve Umutla Geleceğe Yürüyüş

5 0
saturday

Türkiye, köklü tarihi, eşsiz coğrafyası ve her türlü zorluğu omuz omuza aşmayı bilen necip milletiyle, medeniyet yürüyüşünü asırlardır büyük bir vakarla sürdürmüştür.

Türk milleti, tarih sahnesinde var olduğu ilk günden bu yana, en çetin imtihanlardan dahi güçlenerek, kenetlenerek ve yepyeni ufuklara yelken açarak çıkmayı başarmıştır.

Bu necip millet, bugün de küresel ölçekte yaşanan değişimlerin ve dönüşümlerin ortasında, Türkiye’nin sahip olduğu o eşsiz potansiyeli harekete geçirerek, daha aydınlık, daha müreffeh ve daha huzurlu bir geleceği hep birlikte inşa etme arifesindedir.

Kadim devlet aklı ve güçlü milletin sarsılmaz iradesi, karşılaşılan her durumu bir gelişim fırsatına çevirecek kudrettedir. Karamsarlığı bir kenara bırakıp, millî birlik ve beraberliğini o muazzam gücüne odaklandığında, önünde durabilecek hiçbir engel yoktur.

Türkiye'nin asıl gücü; sevgide, saygıda, dayanışmada ve yarınlara duyduğu sarsılmaz güvende saklıdır.

Bir ülkenin en büyük zenginliği, yeraltı kaynakları veya coğrafî sınırları değil; gözleri ışıl ışıl parlayan, kalpleri vatan sevgisiyle çarpan çocukları ve gençleridir.

Gerçek manada millî beka, bu değerli milletin gençlerinin zihinlerini bilimle ve doğru düşünceyle, kalplerini pozitif duygu ve maneviyatla, ellerini sanatla, bedenlerini sporla donatabilmektir.

Onların okullarına güvenle ve neşeyle gitmeleri, kampüslerde kardeşlik iklimi içinde hayallerini büyütmeleri, devletin en büyük önceliği ve gurur kaynağıdır.

Gençlerin potansiyelini tam manasıyla ortaya çıkaracak, onlara evrensel standartlarda fırsat eşitliği sunacak bir eğitim vizyonu, Türkiye'yi, medeniyetler seviyesinin en üstüne taşıyacaktır.

Her bir gencin, "Çaba gösterirsem, liyakatimle ülkeme ve insanlığa en büyük hizmeti sunarım" inancını taşıdığı bir ekosistem inşa etmek, en temel gayedir.

Okullar, sadece akademik bilginin değil; sevginin, saygının, paylaşmanın, temel değerlerin ve yüksek ahlakın merkezleri haline getirildiğinde, Türkiye’nin yüzyılı gençlerin omuzlarında yükselecektir.

Türk milleti, komşuluk hukukunu baş tacı eden, misafirperverliğiyle dünyaya nam salmış, acıyı paylaşarak azaltan, sevinci paylaşarak çoğaltan büyük bir medeniyetin mirasçılarıdır. Bu derin kültürel kodlar, toplumun psikolojik direncini ve yaşama sevincini her daim canlı tutacak en önemli hazinedir.

Sokaklarda selamlaşmanın, yardımlaşmanın ve milletin birbirine duyduğu derin güvenin yeniden en yüksek seviyelere ulaştığı bir iklimi tesis etmek milletin elindedir.

Medyanın, yayıncılığın ve sanat dünyasının; estetiği, zarafeti, başarı hikayelerini ve millî değerleri ön plana çıkaran bir kültür elçisi gibi hareket etmesi, milletin toplumsal huzuruna muazzam bir katkı sunacaktır.

Devletin şefkat elini, sosyal destek uzmanları aracılığıyla her haneye ulaştırması; hiçbir vatandaşın kendini yalnız hissetmediği, güçlü ve kucaklayıcı bir aile yapısını teminat altına alacaktır.

İyilik, nezaket ve pozitif enerji bulaşıcıdır. Millet, birbirine gülümseyerek, birbirini anlayarak ve ortak değerleri etrafında kenetlenerek, dünyada parmakla gösterilen, neşeli, huzurlu ve güler yüzlü bir toplum modelini tüm dünyaya sunabilir.

Devlet, her şeyden önce adaletin tecelligâhı, vatandaşının huzur ve güven kapısıdır. Hukukun üstünlüğü ilkesinin, saygın bir diplomasi dilinin ve kurumsallaşmış devlet aklının rehberliğinde atılacak her adım, sadece millî sınırlar içinde değil, uluslararası arenada da Türkiye'nin itibarını zirveye taşıyacaktır.

Adalete duyulan sarsılmaz güven, toplumun her ferdini birbirine görünmez bağlarla kenetler; ekonomik ve sosyal kalkınmanın en sağlam temelini oluşturur.

Vatanın çalışkan insanları, girişimci ruhu ve stratejik vizyonu, büyük bir ekonomik atılımın habercisidir. Alın terinin baş tacı edildiği, üretenin, çiftçinin, sanayicinin ve esnafın devletin teşvik edici gücünü her an yanında hissettiği bir modelle, Türkiye küresel ekonominin parlayan yıldızı olacaktır.

Refahın, zenginliğin ve kalkınmanın toplumun her kesimine âdil bir şekilde yayıldığı; bereketin ve bolluğun her haneyi şenlendirdiği o günler, doğru ve akılcı stratejilerle atılacak kararlı adımların doğal bir sonucudur.

## 23 Nisan Ruhuyla: İrade, Egemenlik ve Ortak Hedef

Türk millerinin, en zor şartlarda bile hukuku, iradeyi, ortak aklı ve temel değerleri merkeze alarak kurdukları devletler, tarih boyu yolunu aydınlatan en güçlü meşale olmuştur. O meşale, kazanılan zaferlerin, temsil edilen ortak iradenin, kadim hukuka olan inancın ve "Biz birlikte başaracağız" diyen millet ruhunun eseri olmuştur.

Gerçek vatanperverlik ve milletperverlik; bu ülkenin her bir evladını bağrına basmak, farklılıkları en büyük zenginlik olarak görmek ve Türkiye’yi medeniyetler üstüne taşımak için var gücüyle çalışmaktır.

Etnik kökeni, inancı veya düşüncesi ne olursa olsun, bu vatan topraklarının havasını soluyan herkes, bu büyük ve saygın ailenin eşit ve onurlu bir ferdidir.

Milletin önünde uzanan yol; sevginin, saygının, liyakatin, umudun, huzurun, birlik ve bütünlüğün, pozitif duygu ve sevgi dilinin, kurumsal ön açıcı tarafsızlık ve eşsiz bir kalkınmanın yoludur.

Türk devlet geleneğinin asırlık tecrübesi, Türk millet değerlerinin feraset birikimi ve değerli gençlerin bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, çok daha güzel bir Türkiye hep birlikte inşa edilecektir.

Milletin çocuklarının güvenle koşup oynadığı, gençlerinin hayallerini dünya çapında projelere dönüştürdüğü, her hanede huzurun ve bereketin hüküm sürdüğü o büyük ufuk, artık sadece bir hayal değil; milletin inançla, bilgiyle, maneviyatla ve kardeşlikle gerçeğe dönüştüreceği somut bir hedeftir.

Hep birlikte yarına umutla bakınız; çünkü Türkiye'nin aydınlık sabahları, birbirine inanan bu asil milletin yüreğinde çoktan doğmuştur.


© İstiklal